Engin Akyürek

Engin Akyürek

Yazar
7.7/10
39 Kişi
·
102
Okunma
·
14
Beğeni
·
492
Gösterim
Adı:
Engin Akyürek
Unvan:
Yazar
Doğum:
Ankara, 1981
Engin Akyürek, 1981 yılında Ankara’da doğdu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. 2004 yılından beri pek çok TV dizisi ve sinema filminde rol alan Engin Akyürek; yayın hayatına başladığı günden beri Kafasına Göre dergisinde yazdığı öykülerle de kendini ifade etmeye devam ediyor.
"Biliyordum bazı kelimelerin korkusu vardı ve büyük şairlerin odaları hiç bir parfüm markasının üretemeyeceği kadar güzel kokardı."
Engin Akyürek
Sayfa 154 - Doğan Kitap
"Kafamın içinde gürültü çıkaran cümleler yerini sessizliğe bırakırdı. Bir süre sessizliğin tadını çıkarır, içimdeki topraklar çoraklaşmaya başlayınca yeni cümlelerle tohumlarımı ekmeye çalışırdım..."
Engin Akyürek
Sayfa 183 - Doğan Kitap
"İnsan tanımadığı birine ne yazardı ki; 'merhaba' yazarsın, 'iyi misin?' yazarsın, nokta koyarsın, beklersin, düşünürsün sonra kendini anlatırsın."
Engin Akyürek
Sayfa 68 - Doğan Kitap
"Bir insanı kahraman yapan, A4 kağıdına iliştirilmiş zaferleri midir? Gelir, ışık hızıyla yerleşir birileri kalbimizin en korunaklı odalarına..."
Engin Akyürek
Sayfa 77 - Doğan Kitap
"Gerçeğe ihtiyacımız olmayan anlar vardı. Hayaller ve bizde kalanlar bazen gerçek denilen şeyden daha değerliydi."
Engin Akyürek
Sayfa 103 - Doğan Kitap
"Çocuktuk, orada soğuk bir taşın üstünde çocuk kalmak istiyorduk. Herkesin çocuk kalmak istediği zamanlar olmuştur. Büyük acılar yaşamış çocukların bile, büyüyüp her şeyi yenip tekrar çocuk olmak isteyeceklerini düşünüyorum."
Engin Akyürek
Sayfa 65 - Doğan Kitap
İnsanın bedenine ufacık bir çocuk gizlendiğinde onun küçücük bir sırıtışıyla hayatın en gerçek anı bile bir anda çocuklaşıyordu.
200 syf.
·5/10
Bir oyuncunun kitap yazmış olması sebebiyle büyük bir önyargı sarmalında kitabı elime aldığımı itiraf ediyorum. Bu bir okur olarak benim hatamdır.

Fakat sevgili Engin Akyürek'i çok sevsem de hatalarını da yazmam gerek. Aslında Engin Akyürek'in kitap yazması Mahsun Kırmızıgül'ün film çekmesi gibi bir şey. Çünkü bana kullandığı dil çok yapay geldi. Anlatımda kullandığı cümlelerin hepsi suni bir derinlik hissi yaratıyor. Bazı yazarlar vardır bir cümle yazar, o cümlenin çok derinlerden geldiğini hissedersiniz. Fakat sevgili Engin'in mısralarında ben derine inemedim. Yapay geldi cümleler sanki "şöyle yazayım da vaov desinler" demek için çok gereksiz yerlerde edebiyat parçalamaya çalışmış. Böyle olunca aslında çok sade bir kitaba gereksiz edebiyat yamalanmış gibi hissettirmiş.

Edebiyat dünyasını can bonomo , engin akyürek gibi insanlara gereğinden fazla şans tanıyarak boğuyor yayıncılar. Ya bu insanlara verilen emeğin yarısını elinde dosyasıyla kitabı basılsın diye bekleyen genç ve yetenekli yazarlara verin. Milletin egosunu tatmin etmek için suni bir dille yazdığı şeyleri raflara dizmeyin.

Meraktan aldım okuduktan sonra da ne gerek vardı dedim. Böyleli bir kitap işte...
200 syf.
·23 günde·10/10
İçinde birbirinden güzel 21 öykü barındıran bu kitapta ben en cok "bence sefa" adlı öyküyü beğendim.Bazı yazım ya da basım hataları dışında bence #enginakyürek güzel yazmış.Yolu açık,okuru bol olsun diyelim. Ayrıca tekrar belirtmek isterim ki, kitabın telif gelirlerini Darüşşafaka Cemiyetine bağışlamış.
200 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Kitabın çıktığını gör imza gününü öğren ışık hızıyla kitabı sipariş et 2 hafta geçsin kitap gelmesin iptal et başka bir yerden daha sipariş et gelecek mi gelmeyecek mi bekle bol stresli günlerden sonra nihayet kavuştuğum kitap ve yerini imza gününe bıraktığı heyecanlı bekleyiş... Ne günlerdi uff
Engin Akyüreği çok sevdiğim için aldım bu kitabı o yüzden çok bir şey beklemedim, sevenlerine bir öykü kitabı armağan etmesinden dolayı çok mutlu oldum. Gelirinin de Darüşşafakaya bağışlanması ayrı bir mutluluk verici :) 21 öykü var kitapta. Çocukluğumuz ve gençliğimiz zamanlarında her birimizin mutlaka yaşamış olduğu olaylardan oluşuyor bazı öyküler. Kiraz Ağacı öyküsüyle çocukluğumuza gittiğim, Kör Talih-Ahmetoğlu Hasan öyküsüyle üzüldüğüm, Misket-Havada Anıların Kokusu Var öyküleriyle güldüğüm...(aklıma geldikçe hala gülüyorum) Kardan Adam- Karanlığın İçinde Bir Nefes öykülerinde de tebessüm vardı yüzümde..Dediğim gibi çok bir şey beklemediğim sevdiğim, beğendiğim bir oyuncu için yer verdim kitaplığımda kendisine, zaten kendisi de "İnsan yazar olmayınca mesleğinin ağırlığı ve sorumluluğu yazılan her öykünün içine sinebiliyordu. Büyük yazarlar be şairler yazdığım cümlelerin arkasından bana bakıyorlarmış gibi hissediyor; onları üzmemek için yolladığım her öyküden sonra içimden özür diliyordum" diyor. Ben de diyorum ki; sen hiç değişme, her zaman, hep olduğun gibi mütevazi olmaya devam et be adam dip-not: Ekşi sözlük de Engin gibi bi adama yazılan yorumu da şiddetle kınıyorum... kınamak fıtratımızda var
200 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
‘Çünkü en güzel hikayeler hep yeniden yazılanlardı...’
.
Engin Akyürek,mutlu sonla bitmeden de güldürebilen hayatlardan bahsediyor, geçip gidenlerden,kendi ellerimizle sonlandırdığımız masumiyetlerimizden.En çok umuttan ve sessizliklerden..
.
Yirmi bir öyküde de tanıdık sesler var hatta yüzlerini görseniz çıkartacağınız karakterler.Mesela Ankara var durakta bir sonraki EGO’yu beklediğiniz,bahçesine dalıp meyvelerini aşırdığınız amcalar,gecenin bir vakti özledim bahanesine sığınarak telefona sarılan eski sevgililer..
.
Ankara’da öğrenciyken annemi en azından üç-dört kez arayıp bebeklik fotoğraflarımı istemiştim,çocukluğumun çoğunda saçlarım alaburus değil ama alagarson kesimdi,sokaktan annemin adımı seslenmesiyle eve dönerdim..İşte bu öykülerde de fırından çıkan ekmek kokusu var,sizi ucundan bir parça almaya ikna ediyor,bir bakmışsınız eve vardığınızda yarısı yenmiş bile! Diğer bir deyişle bir bakmışsınız tek solukta okumuşsunuz bu öyküleri..
.
Velhasıl akıcı ve oldukça samimi bir dile sahip Akyürek.Öyküleri okurken ‘aslında şiire de yatkın bir dil’ diye düşünmedim değil.
.
Ve bir diğer güzel ayrıntı,kitabın telif gelirlerinin Darüşşafaka Cemiyeti’ne bağışlanıyor oluşu~
200 syf.
·6/10
#sessizlik Birbirinden güzel,ruha dokunan,samimi 21 öykü... #enginakyürek öykülerinde çocukların boş arazilerde top koşturduğu,komşuların teklifsizce birbirlerinin kapısını çaldığı,bayramların hep birlikte kutlandığı,mutlulukların,acıların paylaşıldığı yılları anlatıyor.Ben çok sevdim Yolu açık ve bol okurlu olsun #okudumbitti #doğankitap #hayallervekitaplar #öykü #oiyikitaplarolmasa #eskişehir #masalşatosu
200 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Ben pek öykü insanı sayılmam okurken her öyküde bi yarim kalmışlık hissediyorum ve bu kitabı da okurken aynı duyguyla sonunu getirdim..
Anlatım olarak da sade bir dil kullanılmış ama bazı yerlerde çok basit cümleler vardı pek hoşuma gitmedi...
200 syf.
·Puan vermedi
Sessizlik #starkyorumluyor
Sanırım öykü kitaplarını sevmeye başladım. Doğru yazar seçiminde sevemeyeceğim bir tür yokmuş, onu farkettim. Engin Akyürek de oyunculuğuna hayran olduğum ve aynı zamanda da kalemini muhteşem bulduğum bir yazar oldu. Bunda oyunculuğunun asla bir etkisi yok. Okumaya başladığınız da kendinizi durduramayacağınız bir dille yazmış. Kalemi o kadar naif o kadar güzel ki okumadan asla anlayamazsınız. Betimlemeler, karakter analizleri çok hoş, asla sıkılmayacağınız tarzda. Öyküler sanki kendi başından geçmiş anılar izlenimi veriyor. Zaten böyle oluşu benim daha da hoşuma gidiyor. Çünkü yazarlar ve yazdıklarının bir bütün olduğunu düşünen biriyim ve yazarların kendilerini dahil ettikleri yazıları daha başka beğeniyorum. Ayrıca her öyküde değişik tarzda çizimler vardı. Zaten kapağına hayran kalmışken içindeki bu çizimler de beni baya etkiledi. Bu kitabı defalarca okuyabilirim. Dili çok akıcı ve kendini sürekli okutacak bir dildi. Öykülerse çok çok farklıydı. Özellikle ilk öykü aşırı değişikti ve kitaba o ilk öyküyle başlanması çok doğru bir seçim olmuş. O kadar farklıydı ki hala aklımda ve hala nasıl böyle bir şey yazmış diye şaşırıyorum. Kırk yıl düşünsem aklıma gelmez herhalde. Yani anlayacağınız ben daha çok konuşurum. Çünkü kitap mükemmel. O yüzden alın ve defalarca okuyun. Pişman olmayacaksınız.
200 syf.
·Beğendi·6/10
Hayattaki birçok gerçekliğe hikayeleri ile samimi bir şekilde değinmiş. Kitaptaki bazı hikayeler okuru içerisine çekse de bütünüyle tatmin etmiyor içerik. Dili ve söz sanatlarını kullanımı kısım kısım oldukça kaliteli.
200 syf.
·7/10
Kitabın içerisinde 21 ayrı hikaye bulunuyor ve her bir hikaye aslında derin anlamlara sahip.Benim içlerinden en beğendiğim hikaye 'Kör Talih' oldu.
Kitabın dili oldukça sade ancak bazı yerlerde -çoğu yerde denebilir- edebiyat kasılmış gibi cümleler,ifadeler bulunuyor ve okurken hoşlanmadığım yerlerdi buralar.
Çok fazla hikaye türü okumuyor olsam da beğendiğim bir kitap oldu.Çünkü hikayelerin her biri göründüğünden fazla anlam barınıdırıyor diye düşünüyorum.
200 syf.
·4 günde·Puan vermedi
SESSİZLİK – Engin AKYÜREK
“İnsanın bedenine ufacık bir çocuk gizlendiğinde onun küçük bir sırıtışıyla hayatın en gerçek anı bile bir anda çocuklaşıyordu”
Uzun zamandır karşıma çıkan bir kitaptı fakat biraz ön yargılıydım. Oyuncular, internet fenomenleri kitap yazdığında maalesef ön yargılı davranıyoruz.
Kitap 21 farklı öyküden oluşuyor. Maalesef ki içinde beni etkileyen bir öykü olmadı. Öykü kitaplarından beklediğim ilk şey,öyküleri okurken bir anlam ortaya çıkarmak , derinliği yakalamaktır. Fakat gerçekten 21 tane öyküden ders çıkarabileceğim, bir öyküye rastlayamadım. Dili çok yapay geldi. Sade bir dil ama bir o kadar da yapmacık gibi.. Ve çok fazla yazım hataları mevcuttu kitapta..

Kısacası ben hiç beğenemedim.. Sizler okudunuz mu? Ne düşünüyorsunuz?

Yazarın biyografisi

Adı:
Engin Akyürek
Unvan:
Yazar
Doğum:
Ankara, 1981
Engin Akyürek, 1981 yılında Ankara’da doğdu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. 2004 yılından beri pek çok TV dizisi ve sinema filminde rol alan Engin Akyürek; yayın hayatına başladığı günden beri Kafasına Göre dergisinde yazdığı öykülerle de kendini ifade etmeye devam ediyor.

Yazar istatistikleri

  • 14 okur beğendi.
  • 102 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 42 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.