"Aslında kimse hiçbir şeyden tam anlamıyla emin değildir; ne yaptığından, verdiği karardan, gördüğünden ya da çektiği acıdan emin değildir, her an, er ya da geç, kat be kat artan bir olanaksızlıkla, sona erer; günler, hatta her şeyi ayakta tutuyor gibi gözüken, oysa aslında sadece zapt eden saniyeler geçtikçe, her şey kendi sonuna doğru ilerler."
"...anneler dünyanın ilk yorumcuları ve tercümanlarıdır, "dil" bile olmayan bir dili yorumlayıp kelimelere dökerler, çocukların hareketlerini, hummalı mimiklerini ve bin bir şekle bürünebilen, bir anlamdan bile yoksun olan, varlıklarını hiçe saydıkları yahut ket vurdukları, sözcüklere dökülemeyen çığlıklarını yorumlayıp anlamlandırırlar."
"Bilinçsizce karar vermek, bilinçsizce hareket etmek zorunda olmak ve böylece sonrasında yaşanacakları öngörmek; işte bu en büyük ve en yaygın talihsizliktir, genellikle önemsiz gibi yapılan fakat her gün, herkes tarafından illa yaşanan bir talihsizliktir bu: olacakları öngörmek."