Kitapperverbiri

Kitapperverbiri
@kitapperverbirii
Puan vermedi·172 syf.··
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2025 18:45
·
2025 14. kitabı
William Shakespeare
8/10 · 648 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·312 syf.··
2025 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2025 13:38
Yarın Savaşta Beni Düşün • Javier Marias Madrid’in sakin ama puslu gecelerinden birinde başlayan hikâye, bizi hem bir ölüm anının şaşkınlığına hem de kimliğini yitirmiş bir adamın iç dünyasına sürüklüyor. Victor Francés adında bir senarist ve yazar, evli bir kadınla geçireceği kaçamak bir gecede kendini beklenmedik bir trajedinin içinde bulur: Kadın, kucağında ölür. Bu olaydan sonra Victor’un hayatı değişir. Kendisini suçlu hissetmeye başlar, sürekli o geceyi düşünür. Kadının ölümüyle birlikte, kendi hayatındaki boşluklar da ortaya çıkar. İnsanların yüzüne bakarken, kimsenin gerçekte ne yaşadığını bilemeyeceğimizi fark eder. Roman, bir olayın değil, bir insanın iç hesaplaşmasının hikâyesidir. Javier Marías, tek bir gecenin insanın zihninde nasıl büyüyüp hayatına yayıldığını sade ama etkileyici bir dille anlatır. "Yarın Savaşta Beni Düşün" ifadesi, Javier Marías’a ait olmayıp Shakespeare’in Richard III oyunundaki “Tomorrow in the battle think on me” cümlesinden alınmıştır. Bu söz, ölülerin yaşayanların zihninde bıraktığı derin yükü simgeler. Marías, bu ifadeyi romanının merkezine yerleştirerek, başkahraman Víctor Francés’in vicdanındaki bitmeyen mücadelenin simgesi haline getirir. Başlık, geçmişin izlerini ve vicdanın susturulmaz sesini yansıtır. Okumak isteyenlere keyifli okumalar.
Yarın Savaşta Beni DüşünJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 2021354 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2025 12. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2025 16:43
Tarihin derinliklerinde yaşanan büyük bir tufan, dünyayı sulara gömdü. Hayatta kalanlar dağ zirvelerinde kaya şehirleri kurarken, Ark Ulusu adında bir grup çocukları toplayıp içlerinden uygun olanları savaşçı yapmaya başladı. Seçilmemiş olanlara ise sadece bir damga kaldı: Çürük. İşte tam bu noktada başlıyor hikâyemiz. Luna, bir çürük olarak damgalansa da boyun eğmeyi reddeden bir genç kadın. Sessiz ama güçlü kardeşi Arm, fiziksel bir eksikliğe rağmen ruhunda taşıdığı dirençle onun yanında. Yanlarına zamanla üç kişi daha katılır: Dante, ailesini kaybetmenin öfkesiyle hareket eden bir savaşçı; Beau, işlemediği bir suçun yükünü taşıyan bir mahkûm; ve Hodbin, zekâsını hayatta kalmak için kullanan bir oyun kurucu. Bu beş genç, kendilerine biçilen rolleri yırtıp atmak ve kendi yollarını çizmek üzere, bilinmeyen bir limana doğru yola çıkar. Ama bu yol, sadece fiziksel bir kaçış değil. Onlar, hem geçmişleriyle hem de birbirleriyle hesaplaşmak zorunda. Kimi zaman dostluk, kimi zaman ihanet… Kimi zaman umut, kimi zaman yıkım… Hainin Mührü, sadakatin ne kadar kolay kırılabileceğini, güvenin ne kadar zor inşa edildiğini anlatan bir distopya değil sadece; aynı zamanda kendini bulmaya çalışanların, suskunluğu reddedenlerin, hayatta kalmaktan fazlasını isteyenlerin hikâyesi. Kitabı elime aldığımda ister istemez bir çekincem vardı. Çünkü böyle bir evren ve kurgu yaratmak gerçekten büyük cesaret ister. Ancak daha ilk sayfalarda kitap beni içine çekti. Yazarımız öyle bir anlatım kullanıyor ki, yaşanan her şey gözlerimizin önünde canlanıyor. Sanki bir film sahnesini izliyormuşuz gibi hissettiriyor. Akıcı dili ve sürükleyici kurgusuyla hikâyeyi öyle ustaca örmüş ki, kelimelerle anlatmak zor. Okuyanlar ne demek istediğimi kolayca anlayacaktır. Gerçekten çok beğendim, kalemine hayran
Hainin Mührü 1Övgü Deveci Safi · Dokuz Yayınları · 2025449 okunma