_ Neden mi? diye öfkeyle bağırdı. Sen biraz kaçık mısın nesin? İngilizce'de şart kipini biliyorsun, aritmetikten anlıyorsun, Marx'ı okuyorsun da bunu anlamıyorsun öyle mi? Niçin bana bu soruyu soruyorsun? İlle de bunu sana benim, bir kızın söylemesini mi istiyorsun? Herhalde seni ondan daha çok sevdiğim için.
Perdeleri kapatılmış odanda ilkbahara yoğun bir nefret duymaya başladım. Bu mevsimin bana getirdiklerinden de, yüreğime çöreklenmiş bu dayanılmaz acıdan da nefret ediyordum. Ömrümde ilk kez bir şeye karşı böylesine şiddetle nefret duymaktaydım.
1969 yılı benim için, saplandığım berbat bir bataklık gibiydi. Öyle derin bir bataklık ki, adım attıkça pabuçlarım saplanıp kalacakmış gibi hissediyordum. Çamurun içinde bin bir zahmetle yürüyordum. Hiçbir şey görmüyordum, ne önümü ne arkamı. Kapkara bataklık göz alabildiğine uzanıyordu.