Yaratıcı bizi anne ve babaya emanet etmekle cemal ve celale emanet etmiş oluyor.Yaratıcıya tâbi olan babalara tâbi olmakla aslında Yaratıcıya tâbi olmanın ve boyun eğmenin ilk talimini yapıyoruz.
Kendimiz dışında bir otoritenin, kural koyucunun varlığını, bize ilk olarak babalar hissettiriyor.
Mü'min başarılı olmayacak mıdır?
Olmalıdır, ama yeterince iyi biri olmak için değil.
Yaratıcısının verdiği, kendisine emanet kıldığı kabiliyetleri en iyi şekilde kullanmaya gayret edecektir.
Mü'min yeterince iyi biri olmayı dünyevî hedefler elde ederek başarmaya çalışmaz.
Çünkü zaten değerli ve anlamlıdır.
Mü'minin kıymetini belirleyen dünyevî başarılar değildir.
Gezegendeki yolculuğunu anlamlı kılan da bu değildir.
Yaratıcısına kulluk, mü'min için temel var oluş gerekçesidir.
Yaşadığı gün için berbat yakıştırmasını kullanan bir kişinin, kendi içsel dünyasında berbat bir gün yaşaması da oldukça muhtemeldir.
Peki, ‘berbat' yakıştırmasının ardındaki temel yanılgı nedir?
Kanaatimce, bu yanılgı, insanın iradesine bırakılmamış olayları kendi iradesiyle oluyormuş gibi düşünmesidir.
Oysa insan aklı kâinatın işleyişinde mühendis kılınmamıştır.
İyi olmaya değer olan şey, Yaratıcı adına yaşamaktır.
Hayatı, O'nun c.c isim ve sıfatlarına mazhar olarak yaşamaktır.
Çünkü hayat bunun için verilmiştir.
Gerisi sahte bir iyilik, hayata zoraki bir tutunmadır.