Bu kitap benim için apayrı bir yolculuktu.Hayatıma daha olgun bir şekilde bakmamı ve kendime hiç sormadığım soruları sormamı sağladı.Öncelikle Emir ve Hasanın dostluğu beni çok düşündürdü hala da etkisi altındayım.Bu süre zarfında kendime birçok soru sordum.Gerçekten böylesi bir dostluk var mıydı?Bir dostumun mutluluğu için bana zarar verilmesine göz yumabilir miydim? Sonra hiçbir şey olmamış gibi onu hala deliler gibi sevebilir,çocuğuma anlatacak kadar özleyebilir miydim? Böyle bir sevgi var mıydı?
Kitabın ben de yarattığı etkiyi anlatacak kelime bulamıyorum.Kitap her an yanımdaydı.Kitabın içinde yazılanlar sanki önümde canlanıyor gibi tepki veriyordum.Kitabın her kelimesi iliklerime işleniyordu.Bütün betimlemeler öyle yerinde öyle güzel yazılmış ki sayfaları çevirdiğimi hatırlamıyordum bile.Sohrabın yaşadığı onca şey ve onda oluşturduğu etki,sessizliği,kendi içine gömülüşü... Ben yerinde olsam hayatta nasıl kalmak isterdim? Bir çocuğun çocukluğunu yaşayamayıp bunca şeyi görmesi,duyması,yaşaması iliklerine kadar yaşaması onun suçu muydu? peki öyleyse kimin suçuydu?
"Senin için bin tane olsa yakalarım"nasıl izler taşıyordu geçmişten nasıl geldi şimdiye kadar arada neler olmuştu...
Kısacası inanılmaz bir kitap.Herkese tavsiye ederim