Diyebiliriz ki bütün bu baskılara rağmen aşk galip gelecektir. Gayrı şahsi, bürokratik, anlamsız bir kağıt seli içinde bocalayan insanoğlu, ruhun sükûnunu yine aşkta bulacaktır. Eğer aşk insanın kendi benliğinden kaçışının bir tür dinî arayışı ise eğer, aşk hükmünü kaybetse bile aşkınlık başka yerde aranacaktır.
Beni yaşama doğru düzgün hazırlamadı. Ruhsal olarak değil, sosyal olarak. Hiçbir zaman benimle gezmeye çıkmadı sahile. Pikniğe gitmedik birlikte. Sinemaya götürmedi beni. Evde kitap okuma saatleri yapmadı. Kitap okuduğumda, okuduğum kitapları beğenmedi. Elimi tutsun istedim sadece. Elimi tutup benimle birlikte kalabalığa girsin istedim.