geldiğimde tek tanrılı dinlerde yer yoktu
suratımı astım
kırk vakt'e bakıp sana inandım
her duası feciyle biten bir ibadet çeşidi buldum
kırk yıl günde beş öğün yutkunmak
sefadan uzadı saç
cefadan uzadı tırnak
diyebilirim ki her duası feciyle biten bir ibadetti yaşamak
biten bir şey gibi bitmiş kalbim
inanamadım dünya
sen dönerken evine dönüyormuşsun aslında
başını ve sonunu unuttum
bu yüzden artık her şeyin tam ortasını konuşmalıyız galiba
cümlelerimi yarım beni duman eden her neyse onun adına
bu nasıl mümkün ki
önce gözlerimden başladım ben konuşmaya
akşamını gördüm dünyanın
merak kuşku ve bekleme yerlerini
hayatın beni tahtaya çıkardığı bir sabah
kırıldı dünya soğuktur diye yazdığım o kalem
o ayna