Sadece duymayı kaldırabileceği kadarını anlatıyordu ona. İnsanlara hazır olmadıkları şeyleri söyleyen İsa'nın başına gelenler epey ibretlikti ne de olsa.
Aslında hiç gerçek bir hayali olmamıştı. Bir hayal ne işe yarardı ki? Bir hayalin gerçekleşmesi neye yarardı? Yokluğu hemen doldurulan bir varlık olan insanın kendine böylesi güçlü hedefler yaratması çok acıklı değil miydi?
Sanki bunca umutsuzluğun içinde değil de, bir diğeri bu durumu fark ettiğinde gerçekten mutsuz olacaklardı. Hep başkaları için yaşamayı öğrendiklerinden mi böyleydi?