okurpress

okurpress
@kitapyelpazesi
Tanpınar, sabır insanoğlunun tek kalesidir diyor. O kaleye sığınıp tüm bu zelzelenin geçmesini bekliyoruz. O gün sakin limanlara çıkacağız inşallah🌿
1K
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan, hayatı sevmeyi seçmişse illa ki onda bir güzellik buluyor. Güzelliklere bakıp ne güzel yaratılmış dünya, sevmemek olmaz diyorum. Biraz haberlere baksak dünyada iyi bir şey kalmadı zannederiz oysa. Ama olmaz, ikisi de, yani Habil ile Kabil gibi birlikte yaratılmış; kötülük ve iyilik.
1K
"dal, bazen çiçeğin ağırlığından kırılır. yalnız kötü şeyler ezip bükmez insanı; güzellikler de kırar. yaşam; bir dalın ucunda filizlenecek çiçeğin açmasıyla ve dalın kırılmayacağı o muntazam dengede gizlidir."
1K
Ahmet Ümit'in: "Bazen kaybolduğumu hissediyorum. İnancım sarsılıyor. Doğruluğundan emin olduğum düşüncelerin hayat karşısında paramparça olduğunu görmek çok yıpratıcı. Karanlığın ortasında buluyorum kendimi. Doğru neydi, yanlış neredeydi, hakikat hangisiydi bilemiyorum. " dediği yerdeyim.
1000Kitap
Serenade Für Nadia
SERENADE FÜR NADİA Serenad‘ı 2012 yılında bir kitapçıda ilk elime aldığımda, kitapçı Zülfü Livaneli‘nin aşkı işleyişini görmem, okumam gerektiğini etkileyici bir biçimde anlattığından tereddüt etmeden aldım ve hemen okumaya başladım. Her bir sayfa geçişimde içimden hak verdim, kitapçıya. Livaneli’nin büyülü kalemi, hikayenin içinde kaybolmayı sağlıyor. Serenad; 60 yıl süren aşkı, bağlılığı anlatırken, bizi tarihin karanlık köşelerinde kalan, gün yüzüne çıkarılmamış trajik olaylarıyla derinden etkiliyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında Yahudi Soykırımı’yla karşı karşıya kalan ve bundan kaçarak ülkemize sığınan 190 bilim adamının üniversitelerimize ve bilime olan katkıları da yer alıyor kitapta. Aynı zamanda Einstein’in Atatürk’e yazdığı mektup da. Asıl hikaye ise 87 yaşındaki Alman asıllı Amerikan vatandaşı Profesör Maximillian Wagner ile 36 yaşındaki Maya Duran’ın karşılaşmasıyla başlar. Bu cümleden sonra “hmm 36’lık kadın ile yaşlı, zengin profesörün ilişkisi” gibi kötü düşünceleri çıkarın aklınızdan. :) İstanbul Üniversitesi’nin davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Max’i karşılama görevi Maya Duran’a verilir. Davet aslında bahanedir. Profesör’ün İstanbul’a gelmesi bazı kesimleri rahatsız etmiş ve izlemeye alınmıştır. Halbuki Profesör sadece 60 yıllık aşkının izini sürebilmek için İstanbul’a gelmiştir. Max’in sırlarının yanı sıra Maya’nın aile sırları da ortaya çıkacaktır. Büyük acılarla, yürek burkan yaşanmışlıklarla. İkinci Dünya Savaşı sırasında olan Yahudi Soykırımı, Ermeni ve Kürt sorunlarının haricinde; çoğunluğun, aslında kimsenin bilmediği Almanya, İngiltere ve Türk hükümetinin ortaklığıyla bir insanlık trajedisi olan “Struma” olayına da dikkat çekiliyor, acılı bir anlatımla. Ve Kırım Türklerine yaşatılan “Mavi Alay”. Tüm bunları biz Livaneli kalemiyle,
1000k