Libasa bürünen tecelli
Hu endamdır kün kapısına
Bu hudutlu can erir miftahına
Kanadı, kuşça sema zeminine
Olur yağmur; külçe, nehir sebilinde
Kuldur şad; rahmet menbaında
Gözü doldurup tefekkür nazarıyla
Gönül içeri, seyr-i kalp şerbetine
Yaratılan bir nevde elli beş kez
Hu endamdır kün kapısına
Ahsen Tosun
Közlenmiş kaleme mürekkep ne gerek
Harfleri aklıma mühürleyen buharlar
İs kokan küsuratlı sıcak iklimli
Ilıktan yayılan son dem noktadan
Ufkumu fetihle açacak şah kılıçlar
İlim ile amel ile; yazılar mana olacak
Aklım kalıbına binmez, binek kendini bilmez
Hıfzetmeye mihengi yetişmez, fikrim ölçüsüz
Közlenmiş kaleme mürekkep ne gerek
Dudak köprüsüne zincirlenen cümleler
Çehre kıyısındaki mağarada gümbürtülü
Ey ney misal uğultulu fikr et, eti fikir yapma
Ahsen Tosun
Hayatım bir kopmakla sığdırıyor beni ince hata
Çağrılan haberdar olandır,
haber olduğumun kanıtındayım
Hangi tercümanın dilinde aksadım
ki gizlendi tüm çağrılarım
Hasım hataları ve yazım ataları;
ahizenin gücüne sahip olan sesler
Sinyaller var diye konuştum cızırtılı
Çağrılan haberdar olandır,
haber olduğumun kanıtındayım
Artık hatlar bir daha arıza yapacak
Dünyanın kulağındaki tıpaya küpe takmak
Köle olarak, kul olarak tarihi abd pür kusur
Ahsen Tosun