Ahsen Tosun

Kanunun Yürüdüğü Köprü
Aklın yolunda hayali bir boğaz köprüsündeyim Seyrettiğim ömrün dalgalanan rönesanslarını Makbuzu gönlüme dokunan yıpranmış saçlar Beyazıyla karasını ayıklayan sislerin arasında Gazete küpürü kadar öz serzenişlerim buruk Buruşup bir âkif gibi toprağa döküleceğini söker Tıpkı kelimelerin ölümleri gibi okyanus ötesine hitaplı Bu sözlerin hukuku ve gözlerin buğusu boğulmakta Sudan bıkmış balıklar içinden çıktığında damlar canları İnci pare dumanlı dağlar kadar biriken kanunun suları Tek beyanatı dirilmek sulhunda bir adaletin tecellisi Aklın yolunda hayali bir boğaz köprüsündeyim Sağ çıkacağım ve sığınacağım son hayat kıyısına Ahsen Tosun
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Boyalı bir cilt, hastalığıdır kitabın, Harf suretine bulaşan sahte bir süsü.
Alıntı
Kalem Kağıdına Sürülür
Gözlerim dağlarında çiçeklenir, nedir bu boğazımdaki lokma Kalbe doğru tekbirleri yedirir, sanma ki dünya kasesinde altın dolma Hangi maddeden pişirilirse kanaatin aşı çorbası ancak o doldurur ruhun kabını Sözlerimi taşlara yazmayın, katılaşan yüreğin ağzı kapatılır Sökmeyin yerinden onu, şahsına şahit olan hüküm altına alınacaktır. Nedir bu boğazımdaki lokma, Kalem kağıdına sürülür gibi, Yazı manasını taşırlar. Dağında kazasız boyasız küçük evlerin Penceresine sırtını dayayan gözlerimi ferahlandır! Bu fermani ılık ile tekbir, Allahu Ekberdir Sanma ki dünya kasesinde ruhun kabı tektir Nedir bu lokma, çiçeklerini yedirir altından kıymettir. Ahsen Tosun
Alıntı
Arkadaş! Hâlıkımızı tarif eden, pek büyük bir şahsiyet-i maneviyeye mâlik, bürhan-ı nâtık dediğimiz "Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm kimdir?" diye yapılan suale cevaben deriz ki: Hazret-i Muhammed (A.S.M.) öyle bir zâttır ki; azamet-i maneviyesinden dolayı sath-ı arz, o zâtın Mescid-i Aksa'sıdır. Mekke-i Mükerreme onun mihrabı, Medine-i Münevvere onun minber-i fazl-ı kemalidir. Cemaat-i mü'minîne en son ve en âlî imam ve nev'-i beşerin hatib-i şehîridir; saadet düsturlarını beyan ediyor. Ve bütün enbiyanın reisidir; onları tezkiye ve tasdik ediyor. Çünki dini bütün dinlerin esasatına câmi'dir. Ve bütün evliyanın başıdır. Şems-i risaletiyle onları terbiye ve tenvir ediyor.
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Alıntı
Arkadaş! Zerrelerden tut, seyyarelere kadar ve nakışlardan şemslere varıncaya kadar her şey, zâtında, hakikatında sabit olan "acz ve fakr"ın lisan-ı haliyle Sâni'in vücub-u vücudunu ilân eder. Ve keza acziyle beraber, nizam-ı umumînin bozulmaması için, hâmil bulunduğu acib ve mühim vazifeler cihetiyle Sâni'in vahdetine delalet eder. Binaenaleyh Sâni'in vâcib ve vâhid olduğuna her şeyde iki şahid olduğu gibi, Hâlık'ın Ehad ve Samed olduğuna da her bir zîhayatta iki âyet vardır.
Sayfa 19·Kitabı okuyor
Alıntı