Evvel saman içinde suydum, ahir zamandayım kin
İklim sindi toprağa, gök çalkalanır derin
Velvele göğsümde, yerde dağdağa izim
Kıyamet aşı kaynar ocakta — ellerim köz, dilim gizim
Kıvılcım harman oldu, kül yaman — koru kaldıramam
Rüzgârı boğazladım, dumanı soludum — dar alamam
Başını kaldır, bak uçan kuştan yere düşen azığa
Ağzından düşen bin günah — yapışır alnına yazıya
Zaman mı acep? Zemin mi kaydı altımdan?
Bir emin aradım — yankı kaldı katımdan
Salla saatini, donmuş vicdan, titre camdan
Vakti esir eden fillerin hükmü çöker ansızın andan
Kor ateş, kül gece, yürek yangın!
Kıyamet kaynar içimde — sabır salgın
Kar üstüne yazılır hüküm, beyaz ve kesin
Kardan aydın doğar gün — kararlı ve metin!
Kor ateş, kül gece, yürek yangın!
Sözüm taş, nefesim isyan — ama sakin
Vakti esir edenlerin zinciri kırılır bir gün
Kar üstünde doğar güneş — susar bütün sürgün
Ey vakti çalan, gölgeye sığınan iri gövde
Adımların ağır ama hükmün çöker bir tövbede
Kıyamet aşı pişer — kaşığım sabırdan
Ateşin dili uzar ama kalbim demirden