Derler ki , boğulan biri küçücük bir saman çöpüne sarılırmış . Çünkü artık düşünüp seçecek zamanı kalmamıştır. Saman çöpü bir sineği bile taşıyamaz , koca bir insanı nasıl taşısın?
Düşünceleri gibi iç dünyası da oturduğu koltuk gibi, hiç rahat değildi. Kalbinde boğucu bir sıkıntı , ağır bir boşluk hissediyordu. "Yerin dibine girsin , kim bu baloları icat ettiyse!" diye düşünüyordu : " Hangi aptalı eğlendiriyorlar? Memlekette kıtlık , pahalılık almış yürümüş , onlar ise balodan başka bir şey düşünmüyor . Şu işe bak ! Kadınlar giyinip kuşanacaklar ! Biri sırtına bin rublelik bir kürk almış , bunun parası ya köylülerin harçlarından , ya da vicdanların satılmasıyla ödeniyor. Niçin vicdanlar satılıyor? Hanımına şal , ya da inciler , farfaralı etekler giydirmek için mi? Neden ?