-(...) Tıkırtılar ritmini artırdı ancak duymak istediklerim bunlar mıydı? Çağlayan suyun şırıltısı , sokaktan geçen mesut insanların şen kahkahaları , dertli insanların çektiği derin ahlar mıydı duymayı arzuladığım? Sadece bir kelime dahi yeterdi.
(...) Efendim, insan neden sevdiğini bilmeden sever . Sevdikten sonra bulur sebepleri . İnsan sevmiş olmak için sevmez ki . Siz yapabilir misiniz? Dener misiniz şahsımda ? Denemeyin efendim , samimiyetsiz bir sevgidense gerçek bir nefret beni daha iyi hissettirir. Suretiniz diyordum , suretiniz öylesine dehşet veriyor ki bana . Sakın o sarhoş eden kaşlarınızı çatmayın , demek istediğim eşi benzeri görülmemiş bir yüzünüz olmamasına rağmen sizde gördüklerimi kimsede göremedim. Sizde gördüğüm şeyleri başka birisi de görüp sizi severse , daha vahim ya siz onu seversiniz.