Kitaplarımı çiziyor olsam bu kitabın her satırını çizerdim. Kitap şiirsel bir anlatımla yazılmış. Kitabın içinde farklı kültürler hakkında herkesin bilmediği şeylerin o sayfada açıklamaları var ve ben bunu çok sevdim çünkü ben kitabı bırakıp o bilmediğim şeyi araştırırken kitaptan kopuyorum.
Konusuna gelecek olursam da kilosuyla ters orantılı değer gören , zorbalığa uğrayan Ellie isminde küçük bir kızın hissettiklerini bulacaksınız satırlarda. Bu kitaptaki hisler kesinlikle gerçek. Ellie’nin akranlarının , ailesinin , öğretmenlerinin ve hatta hayatında ilk defa gördüğü insanların bile hayatını nasıl etkilediğini göreceksiniz. Mücadelesine ortak olacaksınız.
Okuyun , okutturun çocuklarınıza da bu güzel kitabı.
Kitapta beni etkileyen bir bölümü paylaşacağım:
“Yan masadan küçük bir çocuk yanımıza geldi.
Babam aksanını konuşturarak -N’abersin küçük adam?- dedi.
Çocuk bir bana baktı, bir de babasına.
Babası başını sallayarak gülümsedi.
Çocuk tekrar bana bakıp -sen şişmansın- dedi.
Babasına koştu, durdu biraz yanında, sonra geri gelip ekledi: -ya bir de biraz bize de ayır yemeğinden, olur mu?-
Küçük çocuk babasına bir beşlik çaktı ve bütün masa gülmekten öldü.”