Kendimi bildim bileli bu tür kaygıların acısını çektim ve bana emanet edilmiş herhangi bir canlı varlık hayatta olduğu sürece bunun acısını çekmeye devam edeceğim. Bazen, duvar var olmadan çok önce, üstümdeki yükü artık atabilmek için ölmüş olmayı istiyordum. Bu ağır yük hakkında hep sustum; bir erkek beni anlamazdı, kadınlar da zaten benimle aynı durumdaydı. Bu nedenle giysiler, arkadaşlar ve tiyatro hakkında gevezelik etmeyi yeğliyor ve gözlerimizde gizlice bizi yiyip bitiren o endişeyle, gülüyorduk. Her birimiz nedenini biliyorduk, bu yüzden de bunu hiç konuşmuyorduk. Sevebilme becerisi için ödenen bedel buydu işte.