şuneysi

29.03.25/11.53-bayram arefesi cumartesi
buraya uzun süredir bir şeyler yazıp atmıyordum havanın sakinliği bana burada yazmayı hatırlattı o kadar güzel ki mutfakta masada oturuyorum peteğin pencereye bitişik olması içeriyi hafiften serinleten esintisi dışardan bana cıvıldayan kuşlar sabahın erken saatleri geçmesine rağmen öten horoz tavuk civciv sesleri hangi kuş türüne ait olduğunu bilmediğim daha nice ses ne öyle aydınlık ne öyle karanlık siyahın ve beyazının aynı zamanda grinin ve herkesin bir yerde mutlaka gördüğü ne yeşili olduğunu bilmediği o halı eskiye özenen her şeye rağmen ayakta duran annemin masanın ortasına gül şeklini verip koyduğu o beyaz örtü belirsizliklerle kendiyle kalan benim uzun süredir evime hasret oluşum evimin sessizliğine muhtaç oluşum eski eşyaların yeni eşyaların gelmesinerağmen bana hala aynı tadı veren kokusuyla beni kendine çeken bahçesiyle beni uzakalardan bir gün diye hayal kurduran ağaçlarıyla mevsimin gidişatını anladığım içi her türlü sıkıntıyla dolmasıyla rağmen dışardan dağ gibi duran güzel evim benim yazı ayrı kışı ayrı kendini her türlü kendine mest ettiren güzel evim huzur doluyum sessizlikle doluyum belirsizliklerin son bulduğu güzel evim bazen bir insanın ev olması gerektiği gibi hatalara düşmek en büyük yanılgım dünyanın öbür ucunda da olsam evim dendiğinde aklıma ilk güneşin batışını sabah yorganın altında hissetiğim sıcaklığı işte bir de bu kuş cıvıltıları olan evim gelecek
Reklam
Bu hafif çiseleyen yağmurlu havada arkada Beethoven moonlight sonata(Ay ışığı sonatı),sokaktan arada geçen arabalar; otobüsler, bütün kirlerinden arınmış ben havada o temiz koku ben ve insan içindeki yalnızlığım, alt ranzada demir parmaklıklarindaki sıcak kahvem, komodindeki yeşil-gri karışık tondaki ajandam yarı aydınlatılmış odam ve kitaplarina hasret kalmış ben. Doriyan Gray ıslanmış eski kitapların haline bürünmüş kabarıklığıyla başta üzüldüm ama sonra görüntüsü hoşuma gitti giysi dolabımın üst raflarını okuma kitaplarıyla doldurdum hepsi okunmayı bekliyor eski hayatlar yeni bilgiler eski yaşanmışlıklar hepsi beni bekliyor bugün ölürsem kitaplarımı kime kalır diye düşündüm büyük ihtimalle Elif'e kalırdı bir o aşık; bir ben.. ne çok sever ona kitap okumamı benimle gezmeye geleceği tek yer kütüphaneydi başta ödüller için okurdu.Zamanla okumak için okudu şimdi canı istemesede okuyası geliyor hastayken bana yavaş yavaş okuması çok hoşuma gidiyor gerçi bazen içim eziliyor hepsi bir gün bir anı olarak kalıcak ve bu anlar bir daha yaşanmayacak diye.. canım kitap okumak istiyordu konu nerelere geldi ama bu aralar bazı nedenlerden dolayı okumalarımı geciktiriyorum bir de artık daha fazla geliştiren zihin yapımı açan kitaplar okumak istiyorum bu yazıları birileri okusun diye yazmam sadece kendimi kayıt altına almak için yazarım sanmayın sadece buraya bulduğum her yere yazarım eğer biri okursa geliştirici zihin açan kitap önerileriniz varsa alabilirim 20.11/4.01.25 ct
Düşünce
Eskiye daldım..
"Kalbim taştan değildi ve kendi hayatımı unuturacak kadar bu dünyadan kopuktu.. İçimde bir yerlerde yağmur taneleri ve sesleri ..." Göksel'in dediği gibi denize bıraksam kendimi ..5.58/23.12.24/geceden kalma
Sessizlik
bazen tek dileğim sessiz bir yerde bulunmak ve hiçbir kaygım olmadan yaşamak bunu da tam zıttı durum olmadan değerini anlamadığımı biliyorum o yüzden gürültüye de tahammül geliştirmeye çalışıyorum -15.41/22.12.2024/sürekli bir ses insanı tek başına yaşamaya itiyor en azından beni
Duygu ve Düşünce
İyi geceler 1K
Hayat bu, bazen yolunda gitmeyebilir yola devam etmek gerek düşe kalka küçükte olsa büyükte olsa bir şeyler yapmaya devam etmek. Bugün bunu iyice kavradım tabikii kağıda yazmak gibi değil bazı şeyler bazen de ne kadar anlatırsanız anlatın karşıdakinin anladığı kadarıyla kalırsınız öyle işte
Duygu ve Düşünce
Reklam