buraya uzun süredir bir şeyler yazıp atmıyordum havanın sakinliği bana burada yazmayı hatırlattı o kadar güzel ki mutfakta masada oturuyorum peteğin pencereye bitişik olması içeriyi hafiften serinleten esintisi dışardan bana cıvıldayan kuşlar sabahın erken saatleri geçmesine rağmen öten horoz tavuk civciv sesleri hangi kuş türüne ait olduğunu bilmediğim daha nice ses ne öyle aydınlık ne öyle karanlık siyahın ve beyazının aynı zamanda grinin ve herkesin bir yerde mutlaka gördüğü ne yeşili olduğunu bilmediği o halı eskiye özenen her şeye rağmen ayakta duran annemin masanın ortasına gül şeklini verip koyduğu o beyaz örtü belirsizliklerle kendiyle kalan benim uzun süredir evime hasret oluşum evimin sessizliğine muhtaç oluşum eski eşyaların yeni eşyaların gelmesinerağmen bana hala aynı tadı veren kokusuyla beni kendine çeken bahçesiyle beni uzakalardan bir gün diye hayal kurduran ağaçlarıyla mevsimin gidişatını anladığım içi her türlü sıkıntıyla dolmasıyla rağmen dışardan dağ gibi duran güzel evim benim yazı ayrı kışı ayrı kendini her türlü kendine mest ettiren güzel evim
huzur doluyum sessizlikle doluyum belirsizliklerin son bulduğu güzel evim
bazen bir insanın ev olması gerektiği gibi hatalara düşmek en büyük yanılgım dünyanın öbür ucunda da olsam evim dendiğinde aklıma ilk güneşin batışını sabah yorganın altında hissetiğim sıcaklığı işte bir de bu kuş cıvıltıları olan evim gelecek