Ess.

Ess.
@kivikavun
Dubna- Odessa Mart 1964
Ne acı birbirimize bunca geç rastlamamız, Ya ayrı olmamız, daha da acı. Zıtlar birleştirildi. Bırak somurayım acılığını, acını, Acılı kutbuyum ben mıknatısın; Sense neşe. Çok isterim öyle kalmanı. Dilerim bilmezsin ne kadar acılı olduğumu. Üzmeyeceğim seni kendi acımla. Üzmeyeceğim seni ölümümle, Yüklemeyeceğim yaşamımı sana. Selam, Oza, dilerim ışıltın eksilmez Bir fenerin ardından eksilmeyen ışıltısı gibi. Bırakıp gittiğin için de suçlayamam seni şimdi, Teşekkür ederim ancak hayatıma girdiğin için.
Sayfa 56 - VEYAYINEVİ·Kitabı okudu
1000k
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Gel, Zoya, açık açık konuşalım seninle şimdi- Yollarımız ayrılmak üzere; Başka başka yönlere gideceksek, Başlangıcı olur bu sonun.
Sayfa 48 - VEYAYINEVİ·Kitabı okudu
1000k
Büyük bir mucizedir yaşamak, Nasıl taratışmalı bunu hiç yaşamayacak olanlarla?
Sayfa 38 - VEYAYINEVİ·Kitabı okudu
İsmim yok. Yoksa hiç sevilmedim mi? Bir zannın peşinden mi gittim yoksa yıllarca… Sevildiğimi mi zannettim? Üzgünüm. Sevildiğini zanneden biri, sevilmediğini hisseden birinden daha fazla kırgınlık yaşar. Biri sevgisizlikle hiç yüzleşmemiştir, diğeri ise sürekli yüzleşme halindedir. Filozoflar insanın acı karşısında iki tutum geliştirdiğinden bahsederler. Acıda yaşamak veya acı ile yaşamak. Sevildiğini zannederek yaşayan kişi hiç yüz yüze gelmemiştir acı ile. Kendisinden ilk defa yüz çevrildiğinde ise büyük bir düşüş yaşar ve acının elemanı olur. Sevilmediğini hissedenler ise sürekli kalplerini onarma ve düzeltme yoluna girerler acı da onlara eşlik eden bir elemana dönüşür. Sevilen sevmediğine sevmediğini de hissettirmeli balım. Düşüyorum. Her türlü düşüş bu.
Sayfa 97·Kitabı okudu
1000Kitap
Ama ne zaman güneşe ve ışığa çıksam, bir deliğe bir kuytuya bir gölgeye kendimi atmak için içimde inanılmaz bir arzu duydum. Bunu, ruhu kendi avucunda kadavra gibi dağılınca anlar insan.
Sayfa 87·Kitabı okudu
1000Kitap