Kızağan

Tevfik Paşa'nın 3 Mart'ta istifasından hemen sonra 4 Mart 1919 tarihinde birinci Damat Ferit Paşa hükümeti kuruldu. Damat Ferit Paşa ile Hürriyet ve İtilaf Fırkası, İtilaf Devletleri nezdinde yaptıkları teşebbüslerde iktidara gelmeleri halinde İttihatçılara ağır cezalar vereceklerini ve Ermeni devleti kurulmasını destekleyeceklerini açıkça ifade etmişlerdi.
Tarih
Reklam
Tanıyanların hatıralarına yansıdığı kadarı ile Mehmet Kemal Bey'in tutuklandığı zaman hemen hemen hiçbir varlığı olmayan dürüst bir insan olduğu tespit edilebiliyor ki, kendisinin idamında bıraktığı vasiyeti bunu teyit etmektedir. Kemal Bey'in diğer bir özelliğinin de metanetli kişiliği olduğu anlaşılmaktadır Vasiyetindeki, "fertler ölür, millet yaşar. Türk Milleti ebediyete kadar yaşayacaktır" ifadeleri bu kişiliğini yansıtan son sözleridir.
Tarih
Mütareke döneminde Bekirağa Bölüğü'nde tutuklu bulunan Osmanlı Mebusan Meclisi Reisi Halil Menteşe hatıralarında Kemal Bey'den şöyle söz etmektedir. "Bu arada Boğazlıyan Kaymakamı şehid-ı mağfur Kemal Bey tecrit edildiği hücresinden çıkarılıp bizim koğuşa getirildi. Gazeteler katil, yağmager gibi her türlü müstehcen sözlerle bu aziz şehidi teşhir ediyorlardı Hepimiz etrafını aldık, okşadık, öpenlerimiz de oldu Zavallı şaşkın bir halde idi. "Aman Allah, dünyaya çıktım, öldüğüme gam yemem, fakat çocuklarımın boynuna vatan haini evladı" levhası asılacak diye çıldıracaktım dedi. "vatan haini onları yazanlardır, sen hakiki mücahitsin" diyerek teselli ettik. Bir hafta kadar yanımızda kaldı, yağız çehreli, büyük ruhlu bir Türk çocuğu idi.
Tarih
Bekırağa Bölüğü'nde Kemal Bey ile birlikte tutuklu kalan İbrahim Zağra onu okul yıllarında neşeli ve daima gülen, güleç yüzlü bir insan olarak tanımlıyor ve Bekirağa Bölüğü'nde karşılaştıklarında tehcir sebebi ile tutuklanmasında gösterdiği metanete herkesin hayran kaldığını belirtiyor. İbrahim Zağra, Kemal Bey'in tutuklu olduğu sırada çok yoksul olduğunu, sigara alacak kadar dahi parasının bulunmadığını çünkü Kemal Bey'in namuslu bır devlet adamı olarak rüşvetten ve suistimalden her zaman uzak durduğunu ve bir bayrak kadar temiz kaldığını ifade ediyor ve Kemal Bey'in kendisine: "İbrahim beni asacaklar" diyerek, çocuklarını ve ailesini düşünerek bir ah çektiğini" ifade ediyor
Tarih
19 Mart'ta divanı harb başkanlığına Mustafa Nazım Paşa tayin edildi. Mustafa Nazım Paşa'nın divan-ı harb başkanlığına atanması yargılamaların ne şekilde devam edeceğini baştan belirlemiş oluyordu. Halk tarafindan "Nemrut Mustafa Paşa" ve "Kürt Mustafa Pasa" lakapları ile anılan bu sahıs, Türklük aleyhtarı tavırları ile tanınmaktadır. Kürt Teali Cemiyeti'nin üyelerinden olan Mustafa Nazım Paşa daha sonra 1921 yılında askerlik mesleğinden ayrılarak Şam'a gitmiş ve burada Kürtlerin ayaklanmasını temin etmek için İngilizlerle işbirliği yapmıştır
Tarih
Reklam