Ey sen ki kül ettin beni onmaz bakışınla
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlâhın
Gözler ki senin en katı zulmün ve silâhın
Vur şanlı silahınla, gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi alevden?
Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu...
Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse;
Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse;
Her şey silinip kayboluyorken nazarımda
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
Ah şu insanlar! Ellerindeki balta ile başkalarının gururunu parça parça etmeyi düşünürler de, kendi gururlarına bir iğne ile dokunulduğu zaman kıyameti koparırlar.