Modern hayatın içinde sancılanan insan için deneyimlerle kaleme dökülmüş nefes aldırıcı bir kitap.
Yazar, sizi samimi söylemleriyle günlük hayatın endişesinden, gelecek beklentisinden, karışık insan ilişkilerinden vb. konulardan, hasarsız bir şekilde sıyrılma yöntemleriyle tanıştırıyor.
“Rahatlama” hayatınızın her anında baştan, ortadan hatta sondan başlayarak -yazarın kendi söylemi- okuyabileceğiniz bir kitap …
Her okuyan için aynı etkiyi yaratması mümkün olmasada kime iyi geleceği bilinemez.
Yalnızca değişir.
Ateş küle, kül toprağa dönüşür. Kimi zaman aynı haykırışın içinde, hüzün sevince dönüşür. Kuşlar tüylerini döker, sonra da kış için yeni tüyler çıkarır.
Aşk acıya dönüşür. Acı güce dönüşür. Gündüz geceye dönüşür.
Yağmur buhara dönüştükten sonra yeniden yağmur olur. Umut umutsuzluğa dönüştükten sonra yeniden umut olur.
Olgunlaşan armut ağaçtan düşer, biz tadına bakarken de bir dönüşüm geçirir.
Tırtıllar tel tel ördükleri kozaların içinde kaybolur, her yer kararır ve ardından…
Tibetçedeki “re-dok” sözcüğünün “rewa” (umut) ve “dokpa” (korku) sözcüklerinin bileşiminden türetilmiş olması, ikisinin birbirine bağımlı olduğunu ve aslında köklerinin aynı yerde -belirsizlikte- olduğunu ima ediyor. En karanlık korkularımızdan kaçmak yerine onları analiz ettiğimizde, içimizdeki en büyük canavarların bile göründükleri kadar yenilmez olmadıklarını anlıyoruz. Gözlerimizi kaçırmadan, onlara uzun uzun baktığımızda, gözümüzün önünde dağılıp gidiyorlar.