Saliha Kılıç Güneysu

Puan vermedi·272 syf.··
2024 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2024 17:31
Modern hayatın içinde sancılanan insan için deneyimlerle kaleme dökülmüş nefes aldırıcı bir kitap. Yazar, sizi samimi söylemleriyle günlük hayatın endişesinden, gelecek beklentisinden, karışık insan ilişkilerinden vb. konulardan, hasarsız bir şekilde sıyrılma yöntemleriyle tanıştırıyor. “Rahatlama” hayatınızın her anında baştan, ortadan hatta sondan başlayarak -yazarın kendi söylemi- okuyabileceğiniz bir kitap … Her okuyan için aynı etkiyi yaratması mümkün olmasada kime iyi geleceği bilinemez.
Rahatlama KitabıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20225,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Havva’nın Mezarında
Âdem: O neredeyse, Cennet orası idi.
Sayfa 35 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Cehennem nedir, bilir misin ? Cehennem nefistir. Azaptır. Keder ve gamdır. Yâ Rabbî beni cehenneme atma… diye duâ edeceğine, cehennemi, benim içimden söküp at, diye duâ eyle!
Sayfa 140 - Kubbealtı·Kitabı okudu
Aslında Hiçbir Şey Bitmez
Yalnızca değişir. Ateş küle, kül toprağa dönüşür. Kimi zaman aynı haykırışın içinde, hüzün sevince dönüşür. Kuşlar tüylerini döker, sonra da kış için yeni tüyler çıkarır. Aşk acıya dönüşür. Acı güce dönüşür. Gündüz geceye dönüşür. Yağmur buhara dönüştükten sonra yeniden yağmur olur. Umut umutsuzluğa dönüştükten sonra yeniden umut olur. Olgunlaşan armut ağaçtan düşer, biz tadına bakarken de bir dönüşüm geçirir. Tırtıllar tel tel ördükleri kozaların içinde kaybolur, her yer kararır ve ardından…
Sayfa 257 - domingo yayınevi·Kitabı okudu
Canavarın gözünün içine bakmak
Tibetçedeki “re-dok” sözcüğünün “rewa” (umut) ve “dokpa” (korku) sözcüklerinin bileşiminden türetilmiş olması, ikisinin birbirine bağımlı olduğunu ve aslında köklerinin aynı yerde -belirsizlikte- olduğunu ima ediyor. En karanlık korkularımızdan kaçmak yerine onları analiz ettiğimizde, içimizdeki en büyük canavarların bile göründükleri kadar yenilmez olmadıklarını anlıyoruz. Gözlerimizi kaçırmadan, onlara uzun uzun baktığımızda, gözümüzün önünde dağılıp gidiyorlar.
Sayfa 241 - domingo yayınevi·Kitabı okudu