O kalp, esaslı bir temizlik ister. Dip köşe temizleyeceksin ki, daha evvel neler olup bittiği bilinmesin... Temizle kalbini. Yılmadan, bıcağın ucuyla falan, canını acıta acıta da olsa uğraltığında, ta içine çöreklenmiş o tortuyu kaldırabilirsin. Yoksa dediğin gibi aşk, kalpte demlenir; içini temizlemezsen; içemezsin...
Duvardaki çerçeveden bakan yüzün kin olduğu tozdan belli olmuyor. Sana bir dost tavsiyesi, ruhundaki rutubeti keşfetmen zaman alır; fark ettiğinde, kollarını sıva, kendi çocukluğunu kendin temizleyeceksin. Perdeleri çek, tülleri yıka, dünyaya açılan pencerenin camlarını sil. Çerçeveyi, duvarda bıraktığı ise aldırmadan sök yerinden, mutlu bir çocuk yüzü görene kadar, çeşmenin altında saatlerce yıka...
.... dostların çokluğu ile yalnızlığın mevcudiyeti arasında hiçbir alaka olmadığını zamanla anlayacaksınız. Ne diyordu şair, ne zaman bir dosta gitsem evde yoklar...
Vakti zamanında herkes dönemin ünlü matematik hocalarından ders alıp kendini geleceğine hazırlarken, ben yaşadıklarımdan özel ders almayı tercih edip, kendi felaketimi hazırladım.