mert

Ağzımın üstünde bir gökkuşağı ağzın Uyandım göğsünün has bahçelerinde Sevgilim, acımın sahibi, dünyayı düzeltenim İkinci bir sonsuzluk avuçlarımda gövden. Ölüm… Zamanın şah gülü Senin soluğun mudur hazların kırmızı burcundan Yaşamak diye dünyaya saldığımız çığlık?
Sayfa 32 - büyü·Kitabı okudu
Reklam
İnsan yoruluyor sevgilim Yaralı bir zamanla kendini sevmekten.
Sayfa 30 - mil çekilmiş harfler·Kitabı okudu
Ey gövdesini aklının çarmıhında unutanlar Yalnızlık bizden yayılıyor dünyaya Ağzımızda kan pıhtısı arzular Topuklarımızda uzakların kararan çanı Duvarlara gömüyoruz var oluş ayetimizi.
Sayfa 28 - taşın çiçeklenmesi·Kitabı okudu
Tanrım Ölende mi soluk alıyorsun öldürende mi? Sevgilim, nerede menevişli sözlerim diyordun ya Acının gözeneklerinden geçiriyordum seni.
Sayfa 22 - tanrım, gerçekten·Kitabı okudu
Sürmeli yalnızlığım... Geldin ve gittin. Yapraklandım. Yıldız döktüm. Akşamı donandım. Ellerin yüzümde nilüfer. Keder gülümsedi. Deniz bir gönül soluğu. Şarap tenimde gül açtı. Zamana dokundum. Mumlar Tanrıya değdi. Geçtiğin kasabalar birer arzu pıhtısı. Geldin ve gittin. İncinme masalı kentlerdesin şimdi. Işıklı caddelerde bir ölüm ıslığı. Sekiz çocuğun tabutu üzerinden uzanıp öptüm tozlu aynanı. Senin ağzında sekiz beşik, benim boynumda sekiz mezar... dört mevsimli bahçelerden özürler buluyorum yaşamaya...
Sayfa 16 - sürmeli yalnızlık·Kitabı okudu
Reklam