Kaan Kobaş

Kaan Kobaş
@kobasbganba
Adapazarı/Sakarya
2 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
Her Gün Seninle Güzel olan Her günü seninle tekrar tekrar yaşamak Erimek yarını olmayan zamanlarda Durdurmak bir yerde bütün saatleri Bütün kuralları kırıp parçalamak Sonra varmak o yerlere Mevsimlere dur demek Kar yağarken çiçek açtırmak ağaçlara Güneşi bir akşam saatinde tutup bırakmamak Sonra doldurmak ay ışığını kadehlere Delicesine içmek Ve unutabilmek her şeyi ansızın Sevmek seni en yücesiyle sevgilerin Birlikte geçmiş, gelecek bütün çağları aşmak Güzel olan Sevmek seni Tanrılar gibi Seninle Tanrılaşmak... Bir gün bu akan sele dur diyeceğim, göreceksin Ne bu şehir kalacak Ne bu duygusuz sürü Bu korkunç kalabalık Her vapur seni getirecek bana Bütün istasyonlarda seni bekleyeceğim Kapılar sana açılacak Senin için söylenecek şarkılar Şiirler senin için yazılacak Her evde bir resmin
Reklam
Ben Eylül Sen Haziran Bir eylüldü başlayan içimde  Ağaçlar dökmüştü yapraklarını  Çimenler sararmıştı  Rengi solmuştu tüm çiçeklerin  Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı  Katar gidiyordu kuşlar uzaklara  Deli deli esiyordu rüzgar  Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa  Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar  Neydi o bir zamanlar  Sevmişliğim, sevilmişliğim  O heyheyler, o delişmenlikler neydi  Ne bu kadere boyun eğmişliğim  Ne bu acıdan korlaşan yürek  Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım  Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne  Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım  Beni kötü yakaladın haziran  Gamlı, yıkık eylül sonuma  Bir ilk yaz tazeliği getirdin  Masmavi göğünle  Cana can katan güneşinle  Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime  Çiçekler açtı dokunduğun  Çimler büyüdü yürüdüğün  Ve güller katmer oldu güldüğün yerde 
Her Şey Sende Gizli Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç… Sevdiklerin kadar iyisin  Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kâr sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor;  Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar ağaçlarda;  Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;  Kuşlar geçiyor, derken;  Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. Ağlar çekiliyor dalyanlarda;  Bir kadının suya değiyor ayakları;  İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;  Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;  İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;  Başımda eski alemlerin sarhoşluğu Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;  Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; 
Şiir
Tahirle Zühre Meselesi Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil, bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte yani yürekte. Meselâ bir barikatta dövüşerek meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken meselâ denerken damarlarında bir serumu ölmek ayıp olur mu? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. Seversin dünyayı doludizgin ama o bunun farkında değildir ayrılmak istemezsin dünyadan ama o senden ayrılacak yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?  Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. ---Nazım Hikmet Ran
Reklam