Götürüp gömdüler Akaki Akakiyeviç'i. Petersburg kendinde böyle biri hiç yaşamamışcasına onsuz kaldı. Kimselerin korumadığı, kimselerin değer vermediği, sıradan bir sineği bile iğne ucuna geçirip mikroskop altında incelemeyi ihmal etmeyen doğa bilimcilerin bile dönüp bakmadığı Akaki Akakiyeviç, ömrünün en sonunda da olsa palto biçimine bürünmüş kutlu bir konuk, göz kamaştırıcı bir ışık olarak yoksul yaşamını aydınlığa boğan bir mutluluğu yaşadı ve sonra çarların, hükümdarların, tüm dünyaya egemen olanların başına gelen mutsuzluk onun da başına geldi, yıllarca kalemdeki arkadaşlarının alaylarına nasıl sessizce katlandıysa öyle sessizce dünyasını değiştirdi.
İşe gidip gelirken, olabildiğince dikkatli, ayakkabılarına ağırlığını vermeden, şöyle parmak uçlarında hafif hafif yürüyecekti ki kundura tabanları çabuk aşınmasın.
İşe gidip gelirken, olabildiğince dikkatli, ayakkabılarına ağırlığını vermeden, şöyle parmak uçlarında hafif hafif yürüyecekti ki kundura tabanları çabuk aşınmasın.
Kimse saygı göstermezdi kendisine. O önlerinden geçerken odacılar yerlerinden şöyle hafifçe kımıldamak şurada dursun, ta ötelerinden basit bir sinek uçuyormuş gibi umursamaz davranırlardı.
Evinden tertemiz bayram giysileri ile çıkmış birine yoldan geçen bir arabadan azıcık bir çamur sıçramayagörsün, herkes parmağıyla bayram giysisi çamurlanmış adamı gösterir, ne kadar özensiz, düzensiz olduğundan söz eder; oysa aynı insanlar, leke içindeki gündelik giysileriyle yanı başlarından gelip geçen onlarca kişiyi fark etmez. Çünkü gündelik giysideki leke görülmez.