Artık ancak arada sırada heybetli bombalar düşüyordu; bunlardan biri, cehennemden gelen bir selam gibi, tam da bizim önümüzde patladı ve kanal yatağını koyu bir dumanla doldurdu.
Bununla birlikte, kendisinin de yakında aralarına katılacağı o yaşlı adamlar topluluğu, yani şu lekeli pardesüleriyle, kırık takma dişleriyle ve içi kıllı kulaklarıyla sokak serserileri ve aylaklar; bütün bu adamlar da bir zamanlar Tanrı'nın kullarıydı, bedenleri dimdik, gözleri sağlamdı. Duyuları o tatlı ziyafet sofrasından kalkmamak için direniyor, diye kim onları suçlayabilir ki?
Bu kadınlar, yüzlerini mümkün olabilen bütün gülümsemeler için ayarlayarak, gözlerinin parlaklığını inceleyerek, oralarını düzeltip buralarını çekerek, her bir çile, her bir kırışığa dikkatle bakarak, imbikte altının birikmesini bekleyen simyacılar gibi bütün gün boyunca aynanın karşısında oturabilirlerdi.