Abdülhamid devrinde bir yandan Avrupa'da denizciliğe ait ilimler son derece terakki ederek Sultan Aziz zamanından kalma gemiler deniz muharebelerinde asla işe yaramaz hale gelmiş, bir yandan da bahriyeye tayinlerde ehliyet aranmayıp Celâl Paşa gibi deniz gücünden asla haberi olmayan ve Hasan Paşalar gibi tek emeli nefsi arzuları olup milletin istikbalini hatırına bile getirmeyen, memleketin terakkisini aslâ düşünmeyen hamiyetsiz ve mürteşî kimseler Bahriye Nazırı tayin olunmuştur.