Küçük prensesim seninle göz açıp kapayıncaya kadar geçen 5 ay inişli çıkışlı ama dünyanın en güzel yolu iyi ki geldin bal kızım seni çok seviyoruz baş tacısın ilk göz ağrım 💐♥️♥️
Bir çırpıda biten, pek çok noktaya değinen ama dili de oldukça anlaşılır olan bir kitap. Şemalara, ilişkilere açılmak için bir başlangıç. Elbette içerdiği konular daha derin okumalar yapmayı gerektiriyor.
Hayatın en saf dokunuşu
Bir bebeğin o minicik eliyle parmağınıza tutunması… İşte o an, kelimelerin kifayetsiz kaldığı, yüreğin sessizce titrediği bir mucizedir. Bu hissi en derinden bilenler, hiç şüphesiz annelerdir. Ama henüz yaşamamış olanlar için söylemeliyim: mutlaka deneyimlenmeli. Çünkü bu, anlatılamayan bir huzur, tanımlanamayan bir bağ, tarifsiz bir sevgi selidir.
Düşünsenize… Daha dünyaya yeni gözlerini açmış, günahsız, tertemiz bir canlının, sizin parmağınıza sımsıkı tutunarak hayata bağlanması. O küçücük dokunuşta öyle büyük bir anlam gizlidir ki; sevgi, güven, umut ve yaşamın ta kendisi. Bu duygu ne kelimelere sığar ne tariflere. Ancak yaşandığında anlaşılır, hissedildiğinde ruhu sarar.
O an, zaman durur. Sadece siz ve o minik el kalırsınız. Ve o tutuşla birlikte, kalbinizde yepyeni bir dünya kurulur.
Kitabın yarısı erkek yarısı kadın bi yazar tarafından ele alınmış. Zaten okurken cümle farklılıklarından kadın kısmına geçildiği kendini belli ediyor.(Sayfa renkleri de farklı tabii, oradan da anlaşılıyor) Gülseren hanımın yazdığı kısım buram buram edebîlik/duygusallık harmanı. Kitapta kendini tekrar etmiş olan çok fazla cümleye denk geldim. Sınavda kâğıt dolu görünsün diye yazılan yazıları anımsattı bana. Noktalama hataları da gözümden kaçmadı. Bunlarla birlikte ne yazık ki katılmadığım ve beni bayan çok düşünce vardı. Kadının eş ve anne olmak üzerine olan görevleri baskın bi şekilde ele alınmış olup diplomaların bunlardan daha değerli olmadığının vurgulandığı yerler vardı. Böyle bi benzetme çalışan biri olarak beni rahatsız etti ve bana gereksiz geldi. Kadının her zaman eşinin gerisinde durması gerektiği belirtilmiş olup diğer örneklerle de sanki kitap boyu boynu mahcubiyetinden hep bükük olan bir kadın canlandırdı gözümde. Düşüncelerime tam anlamıyla hitap eden bi kitap değildi. Olumlu bi özellik olarak da çocuklara yapılmış olan 'benim güzel ahlâk defterim' örneğiydi.
Evlenirken bir İslâm okulu açmaya niyet eden ve ilk günden itibaren de İslâm aile müfredatını evinde bizzat uygulayan bir kadın, kıyamete kadar soyundan ve yolundan gelenlerin hayırlı amellerine ortak olur.