Çünkü çok güçlü karakterlerin de boynunu büken, çok güçlü ve donanımlı kadınları da büyük hatalara sürükleyen, çok güçlü bir sebep vardır: Sevgisiz büyümek... İşte bir babanın, evlatlarına yapabileceği en büyük kötülük budur: Sevgisiz bırakmak...
Alice Miller'a göre, bu umudu artık bırakmamız gerekmektedir. Miller, sevilmeye değmediğimiz hissinin, sevilmeye değer olduğumuzu ispat etmemiz gerektiği hissinin de o zaman kendiliğinden kaybolacağını, suçun bizde olmadığını, anne- babalarımızı değiştirmek için yapabileceğimiz hiçbir şey olmadığını, yapabileceğimiz tek şeyin kendi hayatlarımızı yaşamak ve tutumlarımızı kendi hayatlarımıza göre değiştirmek olduğunu, yetişkin çocukların tutumları ne kadar olgun olursa anne-babaların da o kadar değişebileceğine ve çocuklarına saygı göstereceğine dair inancın maalesef doğru olmadığını, kendi tecrübelerinin hep bunun aksini ispat ettiğini söylüyor.