a

Alışma, alıştırma!

2 üye
Takip
Rabindranath Tagore
"Alışma bana, ne yapacağım belli olmaz! Bugün varım, yarın birden yok olurum. Dokunma bana, kapanmamış yaralarla doluyum. Canımı acıtma, bir yarada sen açma. Sevme beni yoğun duygularımda kaybolursun tutuşursun. İsteme beni, yasaklarla boğuşursun, engellerle doluyum. Çözmeye çalışma sakın, seninle karışır iyice kördüğüm olurum. Anlama beni, ben kendimi bilirim, ben böyle mutluyum. Aşkı yaşatmamı isteme asla, ben aşka yıllardır inanmıyorum. Güveniyorsan kendine, inandır aşkın varlığına. Sonucunda öyle bir aşk yaşatırım ki. Vazgeçemezsin tutkun olurum. Yıkabilirsen duvarlarımı, sakın bırakma beni. Tüm tutkularım ve gücümün arkasında Hala minik bir çocuğum. Büyütemezsen; kaybolurum!"
Alışma, alıştırma!
Rabindranath Tagore
"Alışma bana ne yapacağım belli olmaz. Bugün varım yarın birden yok olurum. Dokunma bana, kapanmamış yaralarla doluyum. Canımı acıtma, bir yara da sen açma. Sevme beni, yoğun duygularımda kaybolursun tutuşursun. İsteme beni, yasaklarla boğuşursun engellerle doluyum. Çözmeye çalışma sakın seninle karışır iyice kördüğüm olurum. Anlama beni, ben kendimi bilirim ben böyle mutluyum. Aşkı yaşatmamı isteme asla ben aşka yıllardır inanmıyorum. Güveniyorsan kendine, inandır aşkın varlığına. Sonucunda öyle bir aşk yaşatırım ki Vazgeçemezsin tutkun olurum. Yıkabilirsen duvarlarımı, sakın bırakma beni. Tüm tutkularım ve gücümün arkasında. Hâlâ minik bir çoçuğum. Büyütemezsen kaybolurum."
Alışma, alıştırma!
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu süreçte ilerleme kaydettiğiniz gibi, zaman zaman eski versiyonunuza dönmeniz oldukça normal. Gelişim süreci, yapısı gereği böyle dalgalı bir süreçtir. Önemli olan, bu süreçte bu dalgalara rağmen yüzmeye devam etmektir.
Sayfa 109·Kitabı okudu
Alışma, alıştırma!
Doğu Türkistan’da, Kerkük’te, Myanmar’da, Arakan’da, Filistin’de ve diğer gönül coğrafyalarında vahşice katledilen çocuk, kadın, erkek, genç ve yaşlı için yaptığımız paylaşım ve yardımlaşmalar elbette çok önemli. Fakat yetersiz! Harekete geçmemiz gerek! Konfor alanımızı terk etmek, nefisimizle savaşmak ve vicdanî sorumluluğumuzu yerine getirmek için bir şeyler yapmamız lazım! Bir tarafta çocukların, kadınların, masumların kanları akarken, bir tarafta bizlerin rahat oturmaya ne kadar hakkı var? Bulunduğumuz her ortamda Çin’in bu gidişle dünyamıza nasıl bir bela olacağını ve kana susamış bir terör rejimi olan İsrail’in durdurulmaz ise gelecek neslimizi nasıl bir katliamın beklediğini anlatalım! NATO da ki dostlarımızın (ki biz bunlara Avrupa yahûtta ABD diyoruz) aslında maske takmış birer kasap olduğunu bilmeyenlere anlatalım. Bilmek istemeyenlerin gözlerine sokalım. Çin ve İsrail malı almayalım! Aldırmayalım! Onların zulmüne bir kuruş kazandıran “babamızın dükkanı” dahi olsa kapısından geçmeyelim! Vallahi de açlıktan ölmeyiz. Ne olur! Yeter deyin! Dur deyin! Fakat alışmayın! Alıştırmayın! Yaşanan soykırıma alıştığımız an, sonumuzun bize son surat hızla yaklaştığı ândır!
Alışma, alıştırma!