Oğlunun tabutunun başında bir konuşma yapan emekli subay Hasan Özgür, şunları söyler:
“ Oğlumun akan kanı Türk gençliğine helal olsun. Onun kanı göllenecektir. Bu göl Türkiye’yi saracaktır. Oğlumun ölümünden teşvik edenler, hazırlayanlar bu gölde boğulacaklardır. Ben oğlumla iftihar ediyorum. Onun ölümü bana güç vermiş, benim dünyamı değiştirmiştir.
Dava, arkadaşlarının olduğu kadar benim de devamdır. Bir oğlum gitti fakat geride onbinlerce oğlum kaldı. Temennnim, bu sonuncusu olsun, evladım hepinize kurban olsun.”
Bir öğrenci lideri ,şu konuşmayı yapar.
“Ölen bir arkadaşımıza karşılık 10 can alacağız. Emniyet şefleri bir kukla haline getirilmiştir. Üniversitelerin tamemı özgürlükten yoksundur. Çünkü hiçbir güvenlik önlemi yoktur. Arkadaşlarımız teker teker öldürülüyorlar. Bugün andığımız arkadaşımızın başına gelenler yarın bizim başımızada gelecektir hiç kuşkusuz. Hiçbirimizin can güvenliği kalmadı. Ölen Mustafa Taylan Özgür bir devrimci neferiydi ve bu uğurda öldü. Elbette ki bizim de söyleyeceklerimiz var . Arkadaşlarımızın katillleri hiçbir zaman cezasız kalmayacaktır. İşbirlikçi iktidar ve onların iplerinde oynayanlar şunu bilmelidir ki, gençliğin meydana getirdiği bütünü parçalamaya hiçbir kuvvetin gücü yetmez. Arkadaşımızın intikamı alınacaktır. Polis artık kurşun sıkıyor, öleceğiz ama zamanını iyi seçeceğiz.”
24 Eylül 1969 Çarşamba günü, sabah saat 10.00’da Atatürk anıtının önünde toplanan öğrenciler, istiklal marşını söyledikten sonra Mustafa Taylan Özgür için iki dakikalık bir saygı duruşunda bulunur. Saygı duruşu yapılırken, rektörlük binasının damına yerleştirilen siren 2 dakika çalınır, gönderdeki Türk bayrağı yarıya indirilir.
3 aydan beri polis tarafından aranan Sinan Cemgil, şu konuşmayı yapar.
‘’ Bir devrimci kardeşimiz polis kurşunu ile kahpece öldürülmüştür. Devrimci şehitlerin matemini tutacak zamanımız yoktur. Zira, bu tip olaylar milli kurtuluş savaşı içinde olağandır. Devrimcilerin postunu ucuza satmayacağız. Türk milli mücadelesi içinde devrimciler birer birer gidebilirler. Gün gelecek Türkiye’nin bağımsızlığı ve kuruluşu için gerekirse hepimiz vurulacağız. Bunu şerefli bir görev olarak görüyoruz. Bunlar bizi korkutmuyor, üzmüyor ancak kinimiz bileniyor.Taylan özgürün ardından matem tutmayacağız, mersiyeler düzmeyeceğiz. O 24 saatini devrime adamış bir kişiydi. O, bu yolda öleceğini biliyordu. Ama emperyalizmle savaş uğruna ölmek şerefli bir ölümdür. O savaşın ilk kıvılcımlarını yakanlardan birisidir. Artık faşist kanunlar onu içeri tıkamayacaklardır. Yapılacak çok işlerimiz vardır, ikinci kurtuluş savaşının ilk kurşunlanan devrimcilerinden sonra bizler de düşebiliriz, bunu korku değil, varacağımız şerefli bir nokta olarak görüyoruz. Taylan kommer’”in arabasını yakarak devrim için ilk kıvılcımı atmıştı. Bu kıvılcım devam ettirilecektir. Türkiye’de Cia artık bir adam temizleme kampanyası açmıştır. Yılmıyoruz, korkmuyoruz. Yasasin halk savasinin zaferi, kahrolsun ogrenci katilleri!!!