"Gerçekten sana dair ne varsa dağıttım yoksullara,
Artık gerçekten yalnızım çünkü kedim gerçekten öldü
Fatih'te açtığım sergi bitti, artık öldürmeliyiz içimdeki hisleri"
Bir pazar gecesi, bilmem kaçıncı ağlayamayışımın yasını tutuyorum. Camımdan dışarıyı izlerken gördüğüm suretler bana kalbimi hatırlatıyor. Sessizce giden her geminin ardından paramparça olmuş bir
-sahi siz nasıl unuttunuz yaşadığınız acıları?
+Unutmadık sadece alıştık. Zaten unutmak imkansız ama insan alışıyor artık onunla yaşamaya.
-Bu daha da acı verici değil mi?
+Öyle
İzlenimlerim beni delirtecek ve kuyunun en dibini göreceğim
Biliyorum bağırırsam tüm ses tellerim kopacak tek tek ve sesimi yitireceğim,
fısıltılarım bile nefrete sebep oluyorken bağırmalarımı kim kaldırabilir?