a

Arapça Üzerine

4 üye
Takip
Kur'an-ı Kerim'in dilini öğrenmek, Hz.Allah'ın Kur'an-ı Kerim'de vaadi olan cennete giden yoldur.
ARAPÇANIN DERDİ, M. ÖZTÜRK'Ü NİYE GERDİ?
Sırrı Süreyya ÖnderSırrı Süreyya Önder'in, eski içişleri bakanı İdris Naim Şahin hakkında, şöyle bir nüktesi vardı muhterem kârîlerim: "Şahin'in varlığı bütün yurttaşlar için büyük bir umut kaynağı. Çünkü herkese "Sayın Şahin içişleri bakanı olduysa ben de her şey olabilirim" duygusu veriyor. Bir cumhuriyetin bunu başarmış olması az bir şey mi?" Evet. Tam isabet. Hakikaten az şey değildir. Ve bu özgüveni veren sadece İdris Naim Bey değildir. Zeki Kamilzade kardeşiniz, kimi "profesörlere" baktığı zaman da, "Arkadaş, bu kadar kolaysa, biz niye profesör olmadık?" diye vâveyla etmektedir. Çünkü anlaşıldığı kadarıyla akademiamızda "sıradışı bir zekâvet" kollanmamaktadır. Hatta ilâhiyat profesörlerinde "Müslüman olma şartı" dahi aranmıyor gibidir. Nitekim, Kur'ân'a beşer kelâmı diye iftira attığı için, en nihayet gediklisi olduğu fakülteden de kışkışlanan Mustafa Öztürk bile, senelerce, bir de "tefsir uzmanı" olarak üstelik, mekteplerde âlim(!) yetiştirmiştir. İşte, aynı Mustafa Öztürk, dehdehlenmesinin kiniyle youtube sarılmış, cehennemin dibine doğru hızla mesafe almaktadır. Ancak gündem olan yeni beyanıyla anlaşılmıştır ki, hızını, "roket hızına" çıkarma eğilimi göstermektedir. Peki ne demiştir sayın Öztürk: “İslâm olmasaydı Arapça sadece bir kabile dili olarak kalırdı. Felsefî açıdan yetersiz bir dildir ve yetkinliği çöldeki birkaç eşya ile sınırlıdır. "Oy, oy, oy. Kur'ân'a "beşer kelâmı" diye iftira eden gayrısını da sallamaktan geri kalır mı? Kalmayacaktır tabii. Horgörüsünün zeminini de oluşturmak için herzeler savurmaya devam edecektir. Halbuki, konunun uzmanları, Arapça'nın yüksek bir dil olduğunda hemfikirdirler. Hatta denilir ki: Âdeta Hüda bu dili "vahyin mâkesi" olmak için hazırlamıştır. Yetiştirmiştir. Olgunlaştırmıştır. **Evet, elbette ki Allah, dilbilimcilik
Arapça Üzerine