b

beslenme bilimi

1 üye
Takip
beslenme bilimi
TIMS
TIMS (Tokelau Island Migration Study) Pasifik Okyanusunun tam ortasında, ana kıtalara binlerce mil uzaklarda Tokelau Adası vardır. Bu ada 1920’lerde Yeni Zelanda idaresine katıldığında, ada halkının başlıca beslenme biçimi; Hindistan cevizi yağı, balık, ada bitkileri, deniz kuşları ve kendi çiftlik hayvanlarından ibaretti. Yıllar içerisinde bu koloni adaları arasındaki denizcilik ulaşımı geliştirilir. Adaya haftada bir dev bir kargo gemisi gelir ve medeniyetin tüm nimetlerini ve tabii tuzaklarını da beraberinde getirir. Bundan sonra adada her zaman; un, şeker, margarin, çikolata, ilaç, yem vs. hiçbir şey eksik olmadı.. 1960’da ada nüfusunun artması üzerine, Yeni Zelanda hükümeti nüfusu seyreltmek amacıyla bir kampanya başlatarak; ada halkının yarıya yakınını Yeni Zelanda ya göç etmeye ikna etti. Aradan 10 yıl geçtikten sonra; halk sağlığı uzmanları bu iki gurup akrabayı karşılaştırmak için bir çalışma yaptı. Bu çalışma literatüre TIMS (Tokelau Island Migration Study) olarak geçer. Sonuç şöyledir; göç eden akrabalarda ada halkına göre medeniyet hastalıkları açısından (Diyabet, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, felç ..vs) sadece hafif bir artış saptandı. Yani o kargo gemisi sayesinde ana kara insanları (medeniyet insanları) arasında aman aman bir fark yoktu. Ancak 1979’da çok ilginç bir gelişme olur. Adaya her hafta kargo getiren gemi şirketi iflas eder ve bir yıla yakın bir süre kargodan mahrum kalan ada halkı adeta medeniyet besinlerinden izole oldu. Tabii ki besin kaynaklarını tüketmediklerinden ataları gibi; Hindistan cevizi yağı, balık, ada yeşillikleri ve kuşlarla beslenmeye geri döndüler. Bu zaman içerisinde hızla kilo verdiler. Tansiyon, şeker, kalp hastalığı oranlarında ve hastane başvurularında anlamlı ölçüde azalmalar saptandı. Tokelau deneyimi ve
beslenme bilimi
Keton..
Keton Cisimleri doğal bir kemoterapi ilacı etkisi gösterir..
Sayfa 21·Kitabı okudu
beslenme bilimi
Reklam
Beslen.me B.ilimi..
Bizim ülkemizde hastalar hekimleri beslenme uzmanı zannederler. Hastalara göre hekimler beslenme konusunda adeta bilgedirler. Oysa ülkemiz tıp fakültelerinde verilen onlarca ders arasında İngilizcede ‘Nutrition’’ olarak bilinen ‘’Beslenme Bilimi’’ okutulmamaktadır. Bu durum yurt dışında da aynen böyledir. Hem ABD’de ve hem de Avrupa’da tıp fakültelerinde profesyonel beslenme eğitimi verilmemektedir. Sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın en temel sorunlardan birisi de budur. Aslında hekimlik mesleği ‘’Nutrition’’ bilimine en yakın bilim dalıdır. Bir başka mesele de bilgilerin doğruluğu ve güvenilirliği meselesi. Endüstri halini almış ilaç firmalarının milyarlarca dolarlık kazanç elde etmek için nasıl yanlı çalışmalarla hekimleri manipüle ettiği ve akla mantığa sığmayacak basit promosyonlarla bile bunu başarabilmeleri ayrı bir tartışma konusu.. 2011 yılı verilerine göre ilaç endüstrisinin dünya genelindeki yıllık cirosu 880 milyar dolar iken günümüzde 1.5 trilyon dolar olması bekleniyor. Bütün bu karmaşık mekanizmalar; tıpkı düşüncenin parçalanması, aklın dağılması gibidir. Akıl var ama bir arada değil! Son 40 yıldır hastalıklar korkunç bir hızla artma eğilimi göstermektedir ve bunun nüfus artışıyla ilgisi yoktur artış yüzdesel oranlara dayanmaktadır.. Bu hastalıklar ve artışlar medeniyetin getirdiği modern yaşam hastalıklarıdır. Kutuplardaki Eskimolardan tutun da kan içen ölü hayvan eti yiyen Afrikadaki Masai’lere kadar izole toplumlarda bu medeniyet hastalıklarının hemen hemen hiçbirisi görülmediği gibi ortalama yaşam süreleri 100 yaşına dayanmaktadır. Bu hastalıklardan korunmanın Eskimoların veya Masai’lerin ırksal özelliğinden olmadığı artık kanıtlanmıştır.. Konuya dair literatüre TIMS (Tokelau Island Migration Study) olarak geçen çalışmayı inceleyebilirsiniz.. Biraz
beslenme bilimi