Hangi sersem şahıstır bu?
Tek işi sancımak ve uyku!
Aklın, böylesi bir melankoli veya uyuşukluk hâline batmış olmalı... Dış uğraş ve hazlardan mahrum kala kala!
Artık beni bu şiddetli kısıtlama içinde tutma öyleyse. Hapsetme beni kendi içime; ama göster bana belli başlı hazları sağlayan şeyleri. Ama mutluluk yolunu gösterin, diye neden başvurayım size, ey kibirli ve cahil bilgeler? Bırakın kendi tutku ve eğilimlerime danışayım. Onlarda okumalıyım doğanın emirlerini, sizin anlamsız söylevlerinizde değil.
Mutluluk, huzur, memnuniyet, sükûnet ve keyif içerir, tetikte olma, kaygı ve bitkinlik değil. Bedenimin sağlığı tüm işlevlerinin kolaylıkla yerine gelebilmesine dayanır. Mide yiyecekleri sindirir, kalp kanı deveran ettirir, beyin gerçek anlamları ayrıştırır ve arıtır: Onlar, bunları yaparken de ben hiç konuya dahil olmam. Damarlarımda telaşla akan kanı sadece irademle durdurabildiğim zaman duygu ve tutkularıma da gem vurmayı umabilir miyim? Organlarımın yapısına uygun bir zevk vermeyen bir şeyden keyif almaya uğraşmalı, yeteneklerimi boşuna zorlamalı mıyım? Böyle yaparsam eğer, verimsiz çabalarım banı acı verebilir ama asla herhangi bir zevke ulaştırmaz.