Denge kurdî

1 üye
Takip
Her reng zımanê kê
Rojin için Adalet
Rojin’in adı, artık sadece bir isim değil; adaletsizliğin sessizliğinde yankılanan bir çığlıktır. Bir halkın yüreğinde, her gün biraz daha derinleşen bir yaradır. Biz Kürtler, tarih boyunca nice Rojin’leri toprağa verdik; kimi bir merminin gölgesinde, kimi bir mahkeme duvarının arkasında kayboldu. Ama her biri, bu halkın vicdanında yaşamaya devam ediyor. Rojin için adalet istemek, yalnızca bir kişinin hakkını aramak değildir. Bu, varlığımızı, onurumuzu, insanlığımızı savunmaktır. Çünkü bir yerde bir Rojin haksızlığa uğruyorsa, orada bütün bir halkın kalbi kanar. Bizim adalet arayışımız, sadece mahkeme salonlarına sığmaz; dağların sessizliğinde, sokakların yankısında, anaların gözyaşında büyür. Rojin’in adıyla birlikte adaletin sesi yükselmelidir. Zira adalet, bir halkın nefesidir. Nefesimiz kesilirse, hayat da susar. Ama biz susmayacağız. Çünkü biliyoruz ki, Rojin’in hakkı bizim hakkımızdır. Onun gözlerindeki umut, özgür bir sabahın habercisidir. Rojin için adalet, Kürdistan için adalettir. Ve bir gün mutlaka, bu topraklarda güneş yalnızca doğudan değil, adaletten de doğacak.
Denge kurdî
Seni Sevmek
Sevginin tek dili varmış, tek dini… İnsan ne zaman yüreğinin sesine kulak verse, hangi dilden, hangi milletten olursa olsun aynı yanardağda kavruluyormuş aslında. Ben de öyleydim; sana bakarken hiçbir alfabe yetmedi, hiçbir kelime ağır gelmedi. Ne Türkçeden, ne Kürtçeden, ne de başka dillerden öteye geçebildim. Sana sadece kalbimin en sade hâliyle konuştum. Ben sana Kürtçeden öte kelime bitiktirmedim ki… Çünkü dilin değil, gönlün anlatsın istedim. Her bakışımda bir dağın doruğunu, her susuşumda bir nehrin derinliğini taşıdım sana. Seninle konuşurken harflere değil, gözlerinin içine muhtaçtım. Öyle ki, tek bir kelime bile söylemesem, bütün dillerden daha çok şey anlatabiliyordum sana. Bir gün anladım ki; sevgi, dillerin üstünde, sınırların ötesinde, kitapların yazamadığı, kalemlerin çizemediği bir gerçekmiş. Ne kadar kaçsam da, ne kadar saklasam da kalbim hep seni yazdı. Bazen bir stran gibi yanık, bazen bir dengbêj gibi sabırlı, bazen de sessiz bir dua gibi… Ve işte hikâyemiz: Ben kelimelerden bir ev yaptım, duvarlarını Kürtçe dizelerle ördüm, çatısını suskunlukla kapattım. Sen o evin içinde, en güzel misafirimdin. Ama bil ki, ben sana hiçbir zaman dilden ibaret sözler kurmadım. Benim bütün cümlelerim, bütün sessizliklerim, bütün yarım kalışlarım bir tek şeye dönüyordu: “Seni sevmek.” Çünkü sevginin dili yokmuş, dini yokmuş… Yüreği yanana tek bir kelime bile yetermiş.
Denge kurdî
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Amed surları
bedenime sıkılan her kurşun mühür gibi kalbime işlendi yarınlar yazar bu isyanımı belki haykırır sesimi amed'in surlarında umut olurum kim bilir belki yarınlara .. #rezanfarqin
Denge kurdî
Cizre cemile hikayesi
Cizre’nin dar sokaklarında çocuk çığlıkları yankılanırdı bir zamanlar. Her köşe başında bir gülüş, her evin önünde bir umut vardı. Ama o günler çok geride kaldı. Çünkü şehir, ağır bir sessizliğin esiri oldu; sokakların taşına barut, evlerin duvarına acı sinmişti. Cemile, küçücük bir kız çocuğuydu. Gözleri, Dicle’nin en berrak suyunu andırır, gülüşü karanlığı yırtacak kadar güçlüydü. Henüz hayatın baharında, oyuncak bebeklerle oynaması gereken yaşında, gerçek dünyanın en ağır yüzüyle tanıştı. Bir gece, gökyüzünden yıldız değil, kurşunlar yağdı. Sokaklar bir anda savaş meydanına döndü. Çocuk kahkahaları yerini çığlıklara bıraktı. İşte o hengâmede Cemile, evinin önünde düşen kör bir kurşunun hedefi oldu. Küçücük bedeni yere düştüğünde, bütün Cizre’nin yüreği parçalandı. Ama acı bununla da bitmedi… Sokağa çıkma yasağı vardı, insanlar evlerinden çıkamıyordu. Cemile’nin cansız bedeni günlerce evin içinde beklemek zorunda kaldı. Ne bir kefen, ne bir dua, ne de bir mezar nasip oldu hemen. Annesi, yavrusunun bedenini kokmasın diye buz dolu bir derin dondurucuda sakladı. Bir annenin yaşayabileceği en ağır sınav buydu: Evladının soğuyan bedenine bakmak, ama onu toprağa verememek… Günler geçti, sonunda yasağın arasından bir yol açıldı. Cemile, gözyaşları içinde toprağa verildi. O küçücük mezar, bütün bir şehrin kanayan yarası oldu. Onun adı artık sadece bir çocuk değil, adaletin ve vicdanın sembolü haline geldi. Cizre sokakları hâlâ sessiz. Çocukların kahkahası eskisi kadar gür değil. Çünkü herkes biliyor ki, Cemile’nin düşen gülüşü hâlâ o sokaklarda dolaşıyor… Rezan Farqîn
Denge kurdî
AMED
Her çiqas tenê têlek porê min bimîne jî, min li AMEDÊ veşêrin. 🥀🥀
Denge kurdî