Zaza-Kürt İlişkisi Üzerine Notlar
Zaza-Kürt ilişkisi genellikle dil üzerinden tartışılıyor.
İlk yıllarda yeterince anlaşılmayan, anlaşılmak istenmeyen Zazaca ile Kürtçe´nin farklılıĝı, ayrı diller olduĝu artık daha iyi görülüyor. Akademik alanda yapılan çalışmalarla, bilinen, bilim yöntemi ile izah edildi. Bilinen diyorum, çünkü Zaza ve Kürt sözlü hafızasında aynı dili konuştuĝumuz kayıtlı deĝil. İki halk da, farklı dilleri konuştuĝunu biliyor. Ve böyle tanıyor.
Tartışmaya sebeb siyasi iddialardır. Bir nevi dil mühendisligi ile zoraki bir benzerlik, aynılık yaratılmak isteniyor. Dilbilimi alanında yürütülen çalışmalarda bu suni „ortak dil“ ciddiye alınmıyor. Kültürde, yaşamda karşılıĝı yok. Bir mühendislik projesidir. Bir sonuç alsa dahi, bu toplum, dil deĝistirilerek olabilir. Bunun adı da en iyi halde asimilasyondur.
Ortak dil, lehçe teorisini savunanların argümanları temelsiz. Bazı ortak kelimelere, gramatik yakınlıklara yapılan vurgularla bu teori savunuluyor. Aynı dil ailesinden olan bütün diller de yakınlıklar, ortak kelimeler var. Kaldı ki yakınlık dahi görecelidir. Kelimelerin kökenine inerek bir dil yaratılmak istense, bugün konuşulan dillerin neredeyse tamamını lehçe ilan etmek gerekiyor. Diller eski ortak kökün deĝişmesi, yeni kelime ve özellikler kazanarak nispeten uzun bir süreçte oluşuyorlar.
Benzer ilişkiler bütün İrani dillerde var. Slav, Latin, Germen dilleri de öyle. Katalan ve İspanyolların dili biribirine yakın. Başka örnekler de var. Norveç, İsveç örneĝi var.
Çek ve Slovakların ilişkisi de enteresan. Bu iki dil birbirine yakın. Hatta bir dönem Çek milliyetçileri, Slovak ülkesini, Slovak dilinin baĝımsızlıĝını inkar ettiler. Egemenlik iddiası, eşitsizlik sosyalist dönemde de devam etti. Zannediyorum 1968´den sonra Slovaklar tam dil eşitliĝine