e

Edebiyat - Kuram

3 üye
Takip
Sanat eserleri de dahil olmak üzere bütün olgular diğer olgulardan örülür ve dolaysıyla hiçbir şey tam olarak yeni olmadığı gibi hiçbir şey başka bir şeyle aynı da değildir. Joyce'un tabirini ödünç alacak olursak, postmodernizm "hiç değişmeden sürekli değişen" bir kültürdür; geç kapitalizmin asla durduğu yerde durmaması, buna karşılık hiçbir zaman tanınmayacak ölçüde başkalaşmaması gibi.
Sayfa 195·Kitabı okudu
Edebiyat - Kuram
"Edebi" eser derken kastettiğimiz şey, kısmen, ne söylediği nasıl söylediğine dayanarak alınması gereken eserdir. İçeriğin, içeriğin sunulduğu dilden ayrı düşünülemeyeceği yazı türüdür. Edebi eserlerde dil, gerçekliğin yahut deneyimin basit bir aracı değil, esasıdır.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Edebiyat - Kuram
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Çizgiyi aşmak veya sınırı geçmek anlamında parabaino fiilinden türetilen parabasis, kelimenin doğrudan anlamıyla, dramatik eylemi kesintiye uğratan bir sınır ihlali, bir sapmadır; tiyatronun gibi yapışını terk eder. Her ne kadar Aristophanes'in oyunları zaten büyük ölçüde barış ve savaş (Kömürcüler); barış ve kadınlar (Lysistrata); eğitim (Bulutlar) gibi dönemin toplumunu ilgilendiren, çağdaş konuları ele almış olsa da parabasis, şimdi ve burada olanları anlatarak fantezi perdesini deler. Thomas K. Hubbard'a göre parabasisin kendine has yanı, "aynı anda dramatik olaylardan hem sapıp hem de onlarla bütünleşmesidir" (1991, s. 2). Dolayısıyla parabasis, dramanın "hem edebi hem toplumsal bir olay olarak bilişsel bakımdan kendini gerçekleştirmesi"nde merkezi bir rol oynar (s. 17). Sanattaki fanteziyi yerle bir ederek izleyicileri gösterinin bir parçası haline getirir.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Edebiyat - Kuram
Ancak şiirler ya da hikayeler karşımıza pratik bir bağlamın parçası olarak çıkmaz. "Şiir", "roman", "destan" ve benzeri kelimelerden, eserin kapağından, tanıtımlarından, pazarlanmasından ve üzerine yazılan yorumlardan çıkardığımız şeylerin esere verdiğimiz tepkide önemli bir rol oynadığı doğru. Ancak bu sinyallerin ötesinde, eser bize hazır bir bağlamla gelmez. Anlatı ilerledikçe bağlamı kendisi kurar. Eserin söylediği şeylerden, söylediği şeyi anlamlı kılacak arka planı bizim çıkarmamız gerekir. Aslına bakarsınız, okurken sürekli ve çoğunlukla da farkında olmadan bu tip yorum çerçeveleri kuruyoruz.
Sayfa 131·Kitabı okudu
Edebiyat - Kuram
Kimi zaman anlatı için abartılı iddialarda bulunulur. Uzun bir geçmişi vardır anlatının; hikâye anlatıcılığı insanlık kadar eskidir. Bazen anlatılarla düşündüğümüz, düşlediğimiz, anlatılarla sevip hareket ettiğimiz söylenir. Zamana bağlı yaratıklar olduğumuz göz önünde bulundurulursa, bu bir açıdan doğru. Ama bütün insanlar varoluşlarını bu şekilde deneyimlemezler. Bazıları hayatlarını tutarlı bir hikâye gibi görürken bazıları görmez. Aynı şey farklı kültürler için de geçerlidir. Akla şu eski şaka geliyor: "Hayatımda harikulade karakterler var ama olay örgüsünü bir türlü kuramıyorum." Yaşamı bir yolculuk gibi gören basmakalıp metafor, herkesin aydınlatıcı bulmayacağı bir amaç ve süreklilik hissini ima ediyor. İnsanlar tam olarak nereye gittiklerini sanıyorlar? Bir hayat, tıpkı bir sanat eseri gibi, hedefi olmadan da anlamlı olabilir. Çocuk sahibi olmanın ya da cart pembe tayt giymenin amacı nedir? Tristram Shandy, Karanlığın Yüreği, Ulysses ve Bayan Dalloway gibi kurgu eserler insan hayatını hedefe odaklı, mantıklı bir şekilde gelişen ve sonuna kadar tutarlı bir şey gibi görmekten kurtulmamıza ve böylelikle hayattan daha çok zevk almamıza yardımcı olabilirler.
Sayfa 126·Kitabı okudu
Edebiyat - Kuram
…ki Romantiklerin yaptığı buydu, gündelik gerçekliğe karşı olumsuz bir tavrı ima eder. Var olmayanın var olandan her zaman daha büyüleyici, daha cazibeli olduğunu öne sürer. Gündelik gerçeklik deyince aklınıza Donald Trump geliyorsa doğru olabilir bu, ama Nelson Mandela geliyorsa öyle düşünmezsiniz.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Edebiyat - Kuram