e

Eduardo Galeano

2 üye
Takip
Eğer itilmezse, hiçbir diktatör düşmez." Eduardo Galeano
Eduardo Galeano
Gümbürdeyen Gök
Irak'tan sonra sırada Yugoslavya vardı. Uzaktan, Meksika'dan, Aleksander telefon aracılığıyla Belgrad üzerindeki savaşın öfkesini dinliyordu. Telefonlar ara sıra çalıştığında, siren sesleri ve bomba gümbürtüleri arasında zorlukla duyduğu annesi Slava Lalicki'nin sesini duyuyordu. Belgrad'ın üzerine füzeler yağıyordu ve her patlama Slava'nın kafasında defalarca tekrarlanıyordu. Geceler boyunca, 1999 baharının yetmiş sekiz gecesi boyunca uyuyamadı. Savaş bitince, yine beceremedi: - Bu sessizlik, diyordu, bu sessizlik dayanılır gibi değil.
Sayfa 330 - Bocas del tiempo, Türkçesi: Bülent Kale, Çitlembik Yayınları, 2004·Kitabı okudu
Eduardo Galeano
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Diğer Savaşçılar
Bir tarafta Yugoslavya, televizyonlarda kutsanan dünya oyuncakçılarında satılan füzelerin acısını çekerken, diğer tarafta iki delikanlı kendi savaşlarının düşünü gerçekleştirdi. Düşman sıkıntısı çektikleri için ellerinin altındakileri seçtiler. Eric Harris ve Dylan Klebold eğitim gördükleri Columbine Lisesi'nin kafeteryasında on üç kişiyi öldürdü ve arkalarında bir sürü yaralı bıraktı. Littleton'da oldu; Lockheed şirketinin füze fabrikasından geçinen küçük bir şehirde. Eric ve Dylan füze kullanmadılar. Süpermarketten satın aldıkları tabancaları, uzun namlulu tüfekleri ve mühimmatı kullandılar. Ve öldürdükten sonra da öldürüldüler. Basın, okulu herkesle beraber havaya uçurmak için üzerlerinde ayrıca iki propan bombası bulunduğunu bildirdi, ama bombalar patlamamıştı. Basın, çok saçma olduğu için diğer planlarından neredeyse hiç bahsetmedi: Ölüme aşık bu gençler bir uçak kaçırmayı ve onunla New York'taki ikiz kulelere çarpmayı düşünüyordu.
Sayfa 331 - Bocas del tiempo, Türkçesi: Bülent Kale, Çitlembik Yayınları, 2004·Kitabı okudu
Eduardo Galeano
Korkunun Tarihi
Ayın yeryüzüne söyleyecek bir şeyi vardı; bir bokböceği gönderdi. Bokböceği gökyüzünde bir tavşanla karşılaştığında artık milyonlarca yıllık yol almıştı. - Bu adımlarla asla varamazsın, dedi tavşan ve mesajı götürmeyi teklif etti. Bokböceği görevini ona devretti: Kadınlara ve erkeklere, tıpkı ay gibi, hayatın da yeniden doğduğunu söylemesi gerekiyordu. Ve tavşan var gücüyle yeryüzüne fırladı. Işık hızıyla o zamanlar insanların yaşadığı Güney Afrika ormanlarına indi ve nefes bile almadan ayın sözlerini iletti onlara. Her zaman bir yere varmadan giden tavşan o telaşlı tarzıyla konuştu ve kadınlar ve erkekler onun söylediklerini: - Ay yeniden doğar, ama insanlar değil, diye anladı. O zamandan beri, bütün korkuların babası olan ölüm korkumuz mevcut.
Sayfa 299 - Bocas del tiempo, Türkçesi: Bülent Kale, Çitlembik Yayınları, 2004·Kitabı okudu
Eduardo Galeano
Tutuşan Toprak
13 Şubat 1991'de sabaha karşı, iki akıllı bomba Bağdat'ın bir mahallesinde yeraltındaki bir askeri üssü havaya uçurdu. Ama askeri üs askeri bir üs değildi. Uyuyan insanlarla dolu bir sığınaktı. Birkaç saniye içinde büyük bir ateşe dönüştü. Dört yüz sekiz sivil kömür oldu. Bunlardan elli iki tanesi çocuk, on iki tanesi bebekti. Halid Muhammed'in bütün bedeni yanık yarasıydı. Öldüğünü sandı, ama ölmemişti. El yordamıyla yol açarak çıkmayı başardı. Görmüyordu. Ateş göz kapaklarını yapıştırmıştı. Dünya da görmüyordu. Televizyon bu savaşın pazara sürdüğü yeni ölüm makinesi modellerini sergilemekle meşguldü.
Sayfa 329 - Bocas del tiempo, Türkçesi: Bülent Kale, Çitlembik Yayınları, 2004·Kitabı okudu
Eduardo Galeano
Savaşçı
1991'de Panama işgalinden dönen Birleşik Devletler, Irak'ı işgal etti, çünkü Irak Kuveyt'i işgal etmişti. Timothy McVeigh öldürmek için tasarlanmış ve bu savaş için programlanmıştı. Kışlaya varınca onu kurdular. Ders kitapları bağırmasını emrediyordu: - Kan bitkileri büyütür! Irak haritası bu ekolojik amaca istinaden kanla sulandı. Uçaklar beş Hiroşimalık bomba fırlattı, sonra tanklar yaralıları canlı canlı gömdü. Çavuş McVeigh o kumlarda üniformalı, üniformasız bir sürü düşmanını ezdi. - Bunlar sivil kayıplardır, demesini söylediler. Ve onu bronz yıldızla taltif ettiler. Dönüşünde de fişi prizden çekilmedi. Oklahama'da 168 tanesinin işini bitirdi. Kurbanları arasında kadınlar ve çocuklar da vardı: - Bunlar sivil kayıplardır, dedi. Ama göğsüne başka bir madalya kondurmadılar. Koluna bir iğne yaptılar. Etkisiz hale getirildi.
Sayfa 328 - Bocas del tiempo, Türkçesi: Bülent Kale, Çitlembik Yayınları, 2004·Kitabı okudu
Eduardo Galeano