The Eye of the World(The Wheel of Time, #1) Dünyanın Gözü(Zaman Çarkı, #1)
Goodreads: 4,2/5
1000kitap: 9,1/10
5/5
“Konukları kapıya kadar geçirmek, ama gidişini izlememek geleneğimizdir. Hatırlanması gereken, konuğun eşliğinin zevkidir, gidişinin hüznü değil.”
1000kitap sitesinde okur bir arkadaşımın kitap incelemesinin dikkatimi çekmesiyle birlikte kitabı biraz araştırdım ve okuyanlar tarafından oldukça sevilen bir kitap olduğunu gördüm. Beni ilk düşündüren konu “Değer mi?” sorusu oldu. Çünkü yaklaşık 10.000 sayfalık ve on beş kitaptan oluşan bir eser. Seriyi tamamlarken ayıracağım toplam zamana değer mi, diye bir kendi kendime düşündüm. Çünkü 10.000 sayfayı okurken ayıracağım zamanı başka eserlere de ayırabileceğim için biraz “Vakit, nakittir.” düşüncesiyle hareket etmeye çalıştım. Ve bunun üzerine kitabı tekrar araştırdım. Bütün araştırmalarım sonucunda pişman olmayacağıma ve ayıracağım zamana değer bir eser olduğu kanaatine vardım ki öyle de oldu benim için. Epik türde Kral Katili Güncesi’nden sonra bu kadar severek okuduğum bir eser olmamıştı, benim için süper bir serüvendi. Okumayı düşünenlerin mutlaka kitabın en arkasında yer alan ‘Sözlük’ bölümünden faydalanarak ilerlemesini öneririm. Kitapta Rand’ın babası Tam al’Thor her yıl Bel Tine’da kullanılmak üzere Badeçay Hanı’na elma şarabı teslim eder. Fakat kış uzun sürmüş, bahar bir türlü gelememiştir. Her yıl baharda yaptığı teslimatı yapabilmek için festivalden bir gün öncesine kadar bekler, hava şartlarında iyileşme olmayınca oğlu Rand al’Thor ile birlikte teslimat için yola çıkar. Teslimatı gerçekleştirdiklerinde Padan Fain isimli bir Çerçi ile karşılaşırlar. Çerçi, Ghealdan’da savaş ve delilik olduğunu söyler. Hatta yıkım o kadar büyüktür ki Dhallin Ormanı’nın karları, insan kanı ile kızarmıştır. Al’Vere