Ölümün portresine bakakalıyorumdur, manzarası o vadideki kadar derin midir bilmiyorum. Işığa susayınca teslim etmem gerekiyormuş, öyle demişlerdi ama şimdi sanki hiç açlığı hissetmeyecek kadar zaman geçireceğim. Şimdi anlıyorum ya, susuzluğuma devam ışık değilmiş. Devası da devamı da neyine gerek diye sormazlar mı? Susup kalıyorum ya şimdi işte. Anladın mı? Hiçbir şey gerekli ya da vazgeçilmez gelmiyor, ölümün kendisi kendini yok ediyor gibi. Oradaki ışıltılara dalıyor işte insan.
Ve yalnızca dalmakla konsun istiyor koynuna ölüm.