"Bir yarayı sevdiysen eğer onun seni öldürmesine izin vermelisin sanıyordum,yanılmıştım. Bir yarayı sevdiysen eğer seni iyileştirmesine de izin vermeliydin. İyileşmesine de izin vermeliydin. Çünkü o gece hava her zamankinden karanlık değildi,sadece ben öyle sanıyordum."
Gecenin bir saati
bayatlamış çayım, tütün sarmaktan sararmış ellerim, kültablasından izmaritler taşıyor
ölüm geliyor aklıma, sensizlik adındaki ölüm…
Havada yağmurdan sonraki toprak kokusu.
Sokaklar sesiz,
Köşenin sonundaki sokak lambasının yanıp sönüşünü izliyorum balkonumdan
Aklımda tek bir şey,
Adı
sensizlik adındaki ölüm…
Şimdi bir yer bulsam ya kendime,
İnsan sesinden, şehrin gürültüsünden uzak bir yer.
Hani sadece kuşların sesini duysam,
Gözlerimi yeşile bıraksam ve biraz kahve yudumlasam.
Hani bütün mecburiyetlerimden uzaklaşıp,
Kendimi kendi halime bıraksam.
Hani fena mı olur, biraz nefes alsam ve biraz da kendim için yaşasam...