Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
Çünkü o ölüm uykularında,
Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
Ne düşler görebilir insan düşünmeli bunu.
Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Ne zavallı bir eşekmişim ben! Nasıl olur da,
Öldürülmüş sevgili babasının biricik oğlu ben,
Gökler, cehennemler öç almaya zorlarken beni,
Oturmuş gönül avuturum kelimelerle,
Kaldırım yosmaları, aşçı yamakları gibi!
Tüh, yazıklar olsun bana!
Ey kafam, silkin artık!
Nerde duymuştum: Birkaç kanlı katil,
Bir oyun seyrederken tiyatroda,
Öyle ciğerlerine işlemiş ki bir sahne,
Kalkıp dökmüşler ortaya cinayetlerini,
Çünkü dili yoktur cinayetin ama,
Birden konuşuverir bir mucize gücüyle...
İnsanın kendisi için de böyledir bu;
Çok kez bir kusur olur yaradılışında,
Suçu da yoktur bunda,
Kendi seçmemiştir çünkü doğuşunu.
Olur a, pek aşırı bir öfkeye kapılıp
Aklın duvarlarını yıkar geçirir,
Ya da ciğerlerine işlemiş bir alışkanlık
Gelir berbat eder en güzel davranışlarını.
Evet, tabiatından ya da bahtından gelen
Bir tek kusurla dalgalandı mı insan
Başka değerleriyle bir melek olsa,
Bir insanın olabileceği kadar büyük olsa,
Yalnız o kusurundan ötürü
Düşer insanların gözünden.
Bir damla kötülük en soylu varlığı
Lekeler ve yıkar bile bazen.