İç Döküş

2 üye
Takip
İnsan bazen uzaklaşmak için değil içindeki yorgunluğu dindirmek için susar. en çok da kendini anlamaya ihtiyaç duyduğu için.
İç Döküş
🖋️ Sevgi neydi sahi? Bir sarılış mıydı ? Yoksa yürekte sessizce büyüyen bir sızı mı ? Gözlerde saklı kalan yarım kalmış bir cümle miydi ? Söylenemeden içte kalan ve hiç bitmeyen bir hismi ? Sevgi sabırla beklemek miydi ? Kırılan ama yine de sessiz kalan bir kalp miydi ? Her şeye rağmen dayanan ama içinde yorulan bir taraf mıydı ? Belki de sevgi bazen gitmek isteyip gidememekti bazen kalıp susmaktı... Belki de sevgi her şeyden vazgeçmekti...
İç Döküş
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Esselâmu Aleyküm ve Rahmetu'llâhi ve Berekatuhu Yine Bi alıntıya parantez açmaya geldim. Aslında bu alıntıyı paylaşmayayım demiştim çok uzun diye ama dayanamadım yine paylaştım .( kısaltmak istiyorum ama bütünlüğü bozuluyor o yuzden olduğu gibi paylaştım.) Çok okuyan olmayacak biliyorum ama olsun. Hem alıntıya parantez hem de iç dökme gibi bir şey olsun bu da .. Son cümle daha doğrusu dua ile söze başlamak istiyorum aslında en sonuna yazacaktım ama başa yazıp üzerinden açıklayayım diye düşündüm. Rabbimiz çocuksu, gelip geçici sevinç ve hüzünleri değil gerçek sevinç ve hüzünleri "en büyük ve en önemli" gören, ilk planda bunları dikkate alan bir yaşam sürmeyi, hem dünya hem de âhirette gerçek saadeti elde etmeyi cümlemize nasip eylesin. ( Âmin ) Bi an düşündüm bu kısmı okuduğumda ben nelere üzülüyor veya nelere seviniyorum. Benimkiler " en büyük ve en önemli " kategorisine giriyor mu diye. Sevinme konusunu değil de üzülme noktasından yola çıkacağım şuan üzüldüğüm konu hani o ister istemez aklımıza gelen bizi üzen düşünceler endişeler gerçekten önemli mi ? Yarın Birgün ölsek bunu dert ederek ölmeyi ister miyiz? Nasıl ölmek isteriz? Vs.vs. beni tefekküre itti bolca. Benim o beynimin kurcalayan arada içimi huzursuz eden durumlar bu açıdan düşününce duruldu biraz. Gerçekten iyi geldi hüzünlerimiz de hüzünlenmeye değecek şeyler olmalı. " Yüreğini yoran düşünceler Rahman'ın hoşuna gitsin... " Demiş |Mus'ap bin Umeyr. Evet bazen elimizde olmuyor ama işte o elimizde olmayanları da hafifletmek için alıntıyı ve açıklama olarak da bu yazıyı yazmak istedim. Çünkü bazen insan düşünmekten anı yaşayamıyor. Rabbim o içinden çıkamadığımız hüzünleri endişeleri hayr ile sonuçlandırsın inşaAllah. Selâmete hayırlı geceler.
İç Döküş

ᴋᴀʟʙ’î ᴍᴇᴄʀûʜ

@Kahveyemeftun
·
❝ Sevinç ve hüzün
"Ne kadar mutluyum bilemezsin!", "İşte en mutlu olduğum an!", "Sevinçten havalara uçuyorum." ya da "Çok mutsuzum.", "Bundan daha kötüsü olamaz.", "Bir insanın başına gelebilecek en berbat şey.", "Hayatımın en kötü anı!" Hepimizin hayatında bu cümlelerin yeri var değil mi? E olmalı zaten. Çünkü insan sadece "düşünen" canlı değil aynı zamanda "duygulanan" bir canlı! İnsan geçmiştekilerle kıyaslandığında hiçbirine benzemeyen boyutta bir olay veya duygu yaşadığını düşündüğünde bundan daha ötesinin olmadığını zanneder. Mesela çok şiddetli bir böbrek ağrısı çeken insan gerek kendisi gerekse diğer insanlar açısından "böbrek ağrısından daha büyük bir ağrı olmadığını" zanneder. Bir yakını vefat eden insan, ölüm acısından daha büyük bir acı olmadığını düşünür vs.. Bunun aksi de söz konusu. İstediği kişiyle evlenen kişi hayattaki en üst mutluluğa ulaştığını düşünür.İstediği işi elde eden, öğretmen olarak atanan, istediği villayı alabilen, istediği araba modeline nihayet kavuşan kişi kendini en şanslı, en mutlu görür. Yıllardır beklediği çocuk özlemine sonunda kavuşan kişi hayatının en mutlu anında olduğunu düşünür. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Oysa insan hiçbir zaman yaşadığı sevinç ya da hüznün gerçekten "en büyük" olduğunu bilemez! Atalarımız "Beterin beteri vardır." diyerek insanın başına gelebilecek kötü şeylerin bir sınırının olmadığını ortaya koyarlar. Mesela bir yakını ameliyat esnasında ölen kimse ile bütün aile fertlerini yangında kaybetmiş bir kimseyi kıyaslayın! Aynı şeyi sevinçli şeyler için de söyleyebiliriz. Bir de mutluluk/mutsuzluk, sevinç ve hüzün kavramlarının "dikey" boyutta kullanımı söz konusu. Yukarıdaki örneklerin tümü, bencileyin olaylara yatay boyuttan bakan sıradan insanların değerlendirmelerine göre böyledir. Oysa tarihte yaşamış büyük şahsiyetlerin
Sayfa 80·Kitabı okudu
Alıntı
Bazı insanlar vardır sizi asla yormazlar olsun ben senin yüreğini biliyorum derler ya hani öyleli. Bazıları da en ufak şeyde senin üstüne gelmeye sorgulamaya başlarlar misal niye aramadın diye sitem. Diğeri meşgulsundur belki kendinle vakit geçirmek istersin canım diyip hiç alınmazlar. Bilirler çünkü seni tanırlar. İşte bu sizi yormayanlar aslında sizi en iyi tanıyanlardır. Şimdi bunu niye anlattım. Yanlış Bi betimleme olmuş olabilir ama kitapla arasında Bi bağlantı kurmak istedim. Bazen kitap okurken de öyle hissediyorum Bi kitap okuyorsun mesela sayfa sayısı upuzun olsa da alıyor götürüyor yormuyor . Şifa gibi geliyor. Diğeri de kısa mesela ama Bi türlü bitmiyor uzatasın geliyor eline alamıyorsun yorucu çünkü iyi gelmiyor demek ki alamıyorsun. İşte bizler nasıl ki bize iyi gelmeyen insanlarla aramıza mesafe koymamız gerekiyorsa; İyi gelmeyecek kitapları da bence okumamamız gerekiyor. İçinde seni kötü etkileyen bir şey mi oldu. Bırak bitirmek zorunda değilsin. Biz bize iyi gelecek olanlarla meşgul olalım. Hayat hengamesi yeterince yorucu zaten. Allah'a emanet olun . Kalın sağlıcakla..
İç Döküş

İç Döküş Konusuna Benzer öneriler

Alacakaranlık Günceleri1 üye · 10 yeni gönderi
Takip
d
Dark romance33 üye · 1 yeni gönderi
Takip
y
Yolculuk41 üye · 1 yeni gönderi
Takip
Ben şeyi anlamıyorum neyse anlatmayacağım. Umarım canımı sıkan sebeplerden dolayı burayı kapatıp gitmem .
İç Döküş