Düşünürün geleceğin toplum yapısına dair ileri sürdüğü istidlaller veya daha kıyametvari çağrışımı mümkün kılan bir deyişle kehanetler günümüzün devletlerinin idari işleyişi, idari işlem ve eylemlerdeki adam kayirmalari, savsaklamalari, umarsizliklari hem memurlardan hem de sıradan vatandaştan yayılan ve sosyal tabakaların köşe bucagindan, siniflar piramidinin zirve noktasından en dip batağına dek etkisini kuvvetlice hissettiren genel bir kayıtsızlık hali Tocqueville tarafından çağındaki örneklerin akademik, rasyonel ve nesnel yöntemlerle harmanlanmasiyla zamane olgularinda tıpatıp bir uyuşma gösteriyor. Muhakkak, kitabı okurken tarihi geçmiş, çağı yakalayamamis veyahut basitçe zamanizda geçerlilik atfedilemeyecek bir görüşü ihtiva eden pasajlarla karşılaşmayacaginizin garantisini veremem amma velakin bireyin yalnizlasmasi, devlesen sirketlerin ve merkezi iktidarin halkın her bir ferdini nasıl kıskacına aldığını onu neredeyse tüm haklarından mahrum bıraktığı, her geçen gün haklarını sinirlandiran onergelerin tasarilarin meclislerde görüşüldüğü ve mezkur sinirlamalarin bilakis demokratik, çoğulcu kazanımları temel ilke edinmiş Avrupa kıtasında cereyan etmesi (bknz.Avrupa komisyonlarında dijital mecralardaki mesajlasma uygulamarindaki özel, kişiler arası, gizli konusmalarin durmaksızın gozlenmesini öngören taslakların tartışılması, bknz. Amerika'daki demokrat parti adaylarının ve sol görüşlü seçmenlerin " ifade özgürlüğünü" kisitlamakta bir beis görmemeleri, dokunulmaz, kişiye sıkı sıkıya bağlı hak sayılması gerekirken(2709 sayılı Anayasamiz temel özgürlükler altında neşretmistir) ikincil bir nitelige burundurulmesi kitaptaki despotik asiriligin tipikligini karşılıyor. Yine kamusal selameti(azınlıklar devrim yapmasın veya daha somut olarakkamunun carklarini döndüren