Savaş sonrasında 10 yıl boyunca bir yolculukta çile çeken adamının destansı hikayesi okurken, günümüz de kitaptan o kadar fazla alıntı, kurgu ve senaryo olarak düzenlenmiş öğe var ki kitapla beraber başlayan yolculuğa çok çabuk kaynaşıyorsunuz. Odysseia güncel eserlere göre çok fazla sürükleyici gelmeyebilir, o zamanlardaki insanların dinine ve hayatlarına dair bilgiler, yazılı olan ilk mitolojik eserlerden birisi ve başyapıt olmasının en önemli nedeni diye düşünüyorum. Eğer dizeler halinde mitolojik bir destan okumak istiyorsanız kaçırmayın derim.
Ilyada ve odyssa eserını okumak mesakatlı ama bır o kadar okuyup anladıkca zevk veren mıtolojık eser. Tarih, arkeoloji, mitoloji gibi konulara ilgi duyanlar kesinlikle okumalidir.
Bir gün sevdiğini yitirebilir insan,
yitirebilir kardeşinden, oğlundan yakın birini,
ağlar sızlar, sonra taş basar bağrına.
Acıya dayanan bir yürek verdi Moiralar (mireler) insanlara.
Sayfa 522 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Antik Yunan Edebiyatı'nın temel eseri olan İlyada, Dünya Edebiyatına da yön vermiştir. En eski epik şiirdir malum kitap. 24 bölüm ve 16000'in üzerinde dizeden oluşur.
Truva Savaşı'nın son 51 gününü anlatan, Yunanca "İlyon" yada "Troya" olarak anılan kentin destanı, aslında Truva'nın değil Akhilleus'un destanıdır.
İçerisinde bir sürü karakter, o karakterlerin bazen uzun bazen kısa olarak anlatılmış hayatları, kimin nesi olduğu ve çoğu zaman ölümüyle sonuçlanan, anlatılan onca şeyden sonra kim vurduya giden bu karakterlerin, kitap içerisinde bolca bulunması, akılda kalmayacak aslında kalsa da önem niteliği taşımayacaktır.
Karakter sıklığını görmezden gelip hızlıca okuyup geçtiğim birçok bölüm ve sayfa oldu.
Olay akışını inanılmaz derecede sekteye uğratmış, bu karakterlerin kimin nesi olduğu anlatılırken, kanımca.
Bazı bölümlerde üstteki gibi olurken, okuyucuyu savaşın derinliklerine sürükleyen de çok bölüm var. Savaş destanı olduğundan 4 tarafı betimlemelerle kuşatılmış dizeleri okurken, kafamda canlandırabildiğim azınlıkta olan kitaplardan biri oldu.
Krallar kralı, Yunan mitinde tek, Tanrısal Agamemnon'un kardeşi, seçkin Menelaos'un karısı Helen'in bir yığın malla birlikte Paris tarafından kaçırılması sonucu başlar olaylar.
Akhalar ve Troyalılar arasında savaş çıkmasının nedeni budur.
Olay örgüsü dahilinde Akhalar Kralı Agamemnon, Akhaların en seçkin savaşçısı olan Tanrısal Akhilleus'un onur payını alıp seçkin savaşçıyı küçük düşürür. Bu neticede Akhilleus savaşa katılmaz, deniz kenarında büyük karınlı gemilerin yanında krala kin tutar.
Savaşın seyrini değiştiren Tanrıların babası Zeus, Hektor'u, Truvalıları destekler.
Amansız savaş devam eder, Hektor burada büyük onurlar kazanır Akha ordusuna korku salar.
Agamemnon'un pek seçeneği kalmadığından tez vakit
Menelaos, Paris'in karısını kaçırmasından sonra ağabeyi Agamemnon'a giderek yardım istedi. Akhalı bütün krallara, soylulara, savaşçılara sözlerini hatırlatarak Helene'yi eve getirmek için Troya'ya gitmeyi ve sefer düzenleme fikrini açıkladılar. Agamemnon, baldızı Helene'nin kız kardeşi Klytemnestra ile evliydi. Kardeşi Menelaos'un karısının kaçırılması onun da bir şeref meselesi haline gelmişti.
Peki Zeus, neden dağlarda çobanlık yapan Paris'i seçmişti en güzel tanrıçanın kim olduğuna karar vermesi için.
Paris'in bir özelliği vardı. Onun da doğumu ile ilgili bir kehanet vardı; annesi Hekabe hamileyken bir kabus görmüştü, evleri ve Troya yanıyordu. Kahinlere danışıldı. Doğacak oğullarının Troya'nın yıkımına sebep olacağı söylendi. Paris'i doğunca Ida Dağı eteklerine terk ettiler. Bir mite göre onu bir çoban, diğer bir mite göre bir ayı bulup büyüttü. Paris Troya Krallığı'na döndüğünde anne babası bu yakışıklı adamın çocukları olduğunu fark etti. Kehaneti unutarak oğullarını bağırlarına bastılar. Paris, bir prens olarak Helene ile sarayda hayatını sürdürdü. Ta ki Agamemnon Akhalarla sarayın kapısına dayanıncaya kadar. Kral Priamos sarayın duvarlarını öyle sağlam yaptırmıştı ki, savaş 10 yıl sürdü. İşte İlyada Destanı, bu on yıl süren savaşı anlatır. İçinde öyle çok betimleme, teşbih, sembolizm vardır ki, oldukça derinlemesine inceleme gerektirir. İnsanlığımıza ışık tutar, kendimizi tanımamızda önemli bir kaynaktır.
Paris de aslında tanrıların soyundan geliyordu. Soy ağacını iletiye ekledim.
Zaman zaman Paris İlyada'da anlatılırken, tanrı Dionysos'un özellikleri ile anlatılır.
Bu savaş tanrıları ikiye böldü. Paris'in kendisini en güzel seçmemesine kızan Here, Akha tarafını tuttu. Athene de kendisini seçmediği için Paris'e kızgındı; Here'ye düşman olmasına rağmen,