Cuma gününde bir an (icabet saati) vardır ki o anda yapılan duaların kabul olacağı peygamberimiz tarafından müjdelenmiştir.
Cuma günü duaların kabul edildiği bu an, insanların, Allah'ın hoşlanmadığı şeylerden sakınmaları ve razı olduğu işlerle meşgul olmaları için gizli tutulmuştur.
Araplar sayesinde korkunç bir boş inanç, analitik düşünceyi yok ediyor. Daha da korkuncu, din adamlarımızın bütün yapıtlarında ve vaazlarında, adlarını vererek, onları dinsiz ve Allahsızlar, öğretilerini de serserilik olarak niteleyerek, gerçeğin yolunu gösteren, insan haklarına ve akla işaret eden bütün filozof ve düşün adamlarına açıkça ve acımasızca küfrediyor, lanetler okuyorlar; halk da bu haksızlık karşısında onlara en ufak bir uyanda bulunmuyor. Filozoflar ve düşün adamları sabırla ve seslerini çıkarmadan bu tür hakaretlere katlanıyorlar. Zavallı filozof ve düşün adamları, bazen sıkıntı içindeyken, bazen de okuyucuların ilgisini çekmek amacıyla, yapıtlarımla ulema ve boş inançla hafif
bir alay ve ironiye yer verdikleri zaman, din adamları hemen bağırıp çağırarak her yandan gürültü patırtı koparmaya başlıyorlar: “İşte kötü adamın biri, papazın tınazından bir deste kuru ot çalmış, işte bir terbiyesiz, o kadar ahlaksız ki, nezaket ve saygı nedir bilmeden din adamlarına ve dine saldırıyor, lânet olsun ona, onun öğretisine lanet olsun” ; halk da bunların duygusunu paylaşıyor. Zavallı filozof ve düşün adamları ise izlenme ve baskıdan kurtulmak için nereye gideceklerini bilemiyorlar.