Aslen *Mişkatu'l-Envar* isimli bu eser, İmam Gazzalî'nin (öl. 1111) ömrünün sonuna doğru yazdığı, hacimce küçük ama mana itibariyle derinlere dalan sufî merkezli bir risalesidir. "Allah'ın yerlerin ve göklerin nurudur" ayetinin (Bkz. Nur, 35) bir nevî işârî tefsiri sadedinde kaleme alınmıştır. Bu sebeple içeriğinde çok sayıda mecaz ve teşbih içerikli ifadeler bulunmaktadır.
Gazzalî, usûlünü şöyle özetler: "Ayet ve hadislerde geçen ifadeleri, onların zahiri manalarını reddetmeden batınî manasıyla birlikte kabul etmek lazımdır. Böylece Allah'ın muradını her yönüyle anlamak ve O'na yaklaşmayı arzulamak isteyen kimseye en üstün yolu göstermiş oluruz..." Bununla birlikte, eserinde kimi yerlerde kimi izahlardan sonra durur ve "buradan öteye gitmeye artık gerek yoktur" der.
Eserin güzel tarafı, klasik fıkıh ve hadis mantığının ötesinde yeni pencereler açabilmesi, aklın fonksiyonlarını ciddi manada çoğaltmasıdır. Diğer taraftan; hızlı okuma yapılacak türden bir eser değildir ve belli bir ön literatür bilgisi gerektirir, bu sebeple çoğu okuyucu için gayet yorucu olabilir.
Hülasa; Allah cc. (manen) her şeyle beraberdir, O'na (zahiren) mekan ve cihet yakıştırılamaz, O cc. her şeyden üstün-üst konumda ve alemlerde var olan tüm nurun, rahmetin, suretin ... kaynağıdır.
Ve yine der ki: "Bunu anlamaya kalbi (idraki) yetmeyen, bu tarz ilmi bıraksın."
Eserde ayrıca hissedilen "Ene'l-Hakk" vb. fikirler İmam Gazzalî tarafından, kendine has bir şekilde te'vil edilmektedir. Bu noktada kişisel kanaatim: Bu tür fikir ve edebiyat üzerine yazılan-konuşulan hususlar ilim ehlince itibar bulmamakla birlikte nefsimi de cezbetmemektedir. Terki daha emin bir yol olacaktır. Allah cc. en doğrusunu bilir.